İlkeli Söz; Hayat bir sevince bir de farkında olarak yaşayınca güzel!.
Ve geldik 45’e. Bugün 19 Eylül Pazartesi günü olan doğumgünüm şerefine yaşımın bana hissettirdiklerini içimden döküldüğü gibi kaleme aldım, sizlerle paylaşmak istiyorum. İlk yarı bitti, ikinci yarıdayız. Tekrarı yok, telafisi mümkün değil. Sultan Süleyman’a bile kalmayan bu dünyadan kimler geldi, kimler geçmedi ki!.
İlk yarı bittiğine göre, ikinci yarıda oyucu değişiklileri, yeni takım arkadaşları,H yorgunluğun etkisiyle daha yavaş hareketlerle oyuna hakimiyet kurma çabasında daha tecrübeli, kazanma odaklı bir maç bizi bekliyor. Çok çok uzatmalar olabilir ama bir yarı daha yok maalesef.
Farkında olarak yaşayan şanslı azınlıktan biri olarak çelme atmak isteyenlere karşı içimdeki güçle, güleryüzle ve güzel sözlerle karşılık verip sırtımı sadece ve sadece Allah’a dayayarak maçın kalan yarısında mücadele vereceğim. Kendime bir kez daha sesli ve yazılı olarak bunun sözünü veriyorum. Ad günümü trübünlerden hatırlayan, önemseyen, kutlayan, alkışlayan, güzel tezahüratlarda bulunan yürekli insanlara da teşekkürü bir borç bilirim. Her şey hep beraberce yaşanınca güzel.
İyi ki varsınız. Hep var olun. Hayat hepimizi önce faullerden, sonra sarı ve kırmızı kartlardan korusun. Benim gibi yaşı 45 olan 90’ları yaşamış, görmüş, deneyimlemiş herkes için tek odaklanacağımız nokta; maçın kalan dakikaları. Sadece yaşamış olmak, oynamış olmak İçin değil oyunu kurgulayarak, oyun kurucu olarak, var gücümüz, gayretimizle, önceki maçlarda yaptığımız hatalardan ders çıkararak, inançla, sabırla, her dakikasında heyecanımızı kaybetmeden, sonuca değil skora odaklı, takım arkadaşları İle iyi bir ekip koordinasyonu sağlayarak, bol alkışlı, bol tezahüratlı geçirmeliyiz. Hayat farkında yaşanınca anlam kazanıyor, işte o zaman maç bizim, kupa bizim, şampiyon biz oluyoruz. Gönüllerin şampiyonu olmak dileğiyle sevgiler, nice güzel yazılarda buluşalım kıymetli okuyucularım.