Ajda Pekkan’ın güzel şarkısını mırıldanıyorum bu yazıyı yazarken. Ve “resim ile fotoğraf” arasındaki ayrımı bilerek yazıyorum tüm cahil olmayanlar gibi. Evet resim ile fotoğraf ayrı şeyler. Ve dahi anlamındaki “de” her zaman ayrı yazılır. Bu beni hayata karşı daha fazla tahammüllü yapıyor. Nice okumuş yazmış insan var, “Ayşe’de gelsin” yazıyor. Mahvoluyorum. Üniversiteli bile olsa ona cahil diyorum.
Ne diyorduk; resim. Nadiren de olsa yurtdışına çıkıyorum. Yabancı bir ülke gezerken mümkünse tarihi yerler, müzeler gezi rotamızda oluyor. Bu gezileri daha faydalı buluyorum.
Resim, heykel deyince Paris’teki Louvre müzesinin önemi bir başka. Baş yapıtlardan birisi Mona Lisa. Şimdilerde Mona Lisa’nın etrafı şeffaf bir konuma ile kaplı. Ben seneler önce onu gördüğümde bu kadar koruma kalkanı yoktu. Şimdi ise yalnızca 5 metre yakalaşabiliyorsun. Etrafı güvenlik görevlileriyle çevrili. Uzun bir süredir çok sükseli sanat eserlerinden biri Mona Lisa. Önceden de böyle miydi? Neden böyle oldu?
Mona Lisa 1911 yılında çalınıyor. Ve o günden sonra ünü katlanıyor. Leonardo da Vinci'nin ünlü eseri Mona Lisa, 21 Ağustos 1911 sabahı Paris'teki Louvre Müzesi'nden eski bir müze çalışanı olan İtalyan marangoz Vincenzo Peruggia tarafından çalındı.
Peruggia, pazartesi günü müze kapalıyken, beyaz bir işçi önlüğü giyinerek içeri girdi. Tabloyu asılı olduğu duvardan söktü, tablonun ahşap koruyucu çerçevesini ve camını çıkarıp resmi, önlüğüne sararak müzeden dışarı çıktı.
Müze çalışanları tablonun yerinde olmadığını önce fark etmedi. O dönemde ressamların tabloları kopyalamak için eserleri alması normal olduğundan, kayıp ancak ertesi gün farkedildi.
Soygundan sonra dünya çapında büyük bir şok yaşandı. Nasıl kaybolurdu Mona Lİsa?Soruşturma kapsamında dönemin ünlü şairi Guillaume Apollinaire ve ressam Pablo Picasso bile hırsızlık şüphesiyle gözaltına alındı ve sorgulandı. Kıskançlık yapıyorlar gibi mi düşünüldü acaba? Bir başka sanatçının esererini çalmak ne demek?
Tabloyu "İtalyan eseri olduğu ve vatanına dönmesi gerektiği" gerekçesiyle çalan Peruggia, iki yıl boyunca eseri Paris'teki dairesinde sakladı. Aslında bir bakıma haklıydı da. Neden Fransa’nın başkenti Paris’te ki Mona Lisa?
Mona Lisa, ressamı İtalyan olmasına rağmen, Leonardo da Vinci'nin 1516 yılında yanına alarak Fransa'ya gitmesi ve eserin Fransa Kralı I. Francis tarafından satın alınması nedeniyle Paris'teydi.
Leonardo da Vinci, 1516 yılında Fransa Kralı I. Francis'in davetini kabul ederek Fransa'ya taşındı. Yanında getirdiği Mona Lisa tablosu üzerinde Fransa'da da çalışmaya devam etti.
Sanatçının 1519'daki ölümünün ardından tablo krala satıldı ve yasal olarak Fransa kraliyet koleksiyonuna geçti. Aslında tablo bu yüzden Paris’te.
Sonrasında Peruggia , 1913 yılının aralık ayında tabloyu Floransa'da bir galeri sahibine satmaya çalışırken yakalandı. Burda bir milliyetçi tavır göremiyoruz tabii. Ressamı İtalyan falan filan… Eser güvenli bir şekilde Louvre Müzesi'ne geri getirildi.
2 yıl boyunca Mona Lisa’nın ortadan kaybolması, tüm dünyada bugünkü efsanevi ününe ve popülaritesine ulaşmasında dönüm noktası oldu. Önemli bir eser. Hâlâ analizlere konu oluyor. Resimdeki kadın kimdi? Gülüyor muydu? Ağlıyor muydu? Üzerine çok konuşuluyor. Öncesinde bu kadar popüler miydi? Hayır!
İşte burada görüyoruz ki, herkes hikaye arıyor. Ortaya konan eserin önemi tek başına yok. Bir hikayesi olmalı. Özellikle de acıklı. Göz yaşı, “satıyor”.
Tekrar görüşelim