“Eğer bir fikrin hayata geçmesini istiyorsan, bunu seni seven kadının aklına güzelce yerleştir.”
Ajda Pekkan’ın güzel şarkısını mırıldanıyorum bu yazıyı yazarken. Ve “resim ile fotoğraf” arasındaki ayrımı bilerek yazıyorum tüm cahil olmayanlar gibi. Evet resim ile fotoğraf ayrı şeyler. Ve dahi an...
Candan Erçetin’in söylediği şarkının sözleri şöyle; ki çok severim.
Çok güzel bir kasabamız var. Öylesine sessiz. Herkesin, önünden geçerken gıpta ile baktığı… hatta orda yaşamak için can attığı.
Geçenlerde güzel bir söze rastladım. Diyor ki; “Bir şeyin azlığına dayanamazsın da, yokluğuna dayanırsın”.
“Benim hayatımı yargılamadan önce, benim ayakkabılarımı giy ve benim geçtiğim yollardan geç. Ancak ondan sonra beni yargılayabilirsin."
Sen yoksan her şey eksik, sen varsan her şey tamam. O güzel şarkının sözleri ve melodisi geldi herkesin aklına.
Evliliğin bir kayığa benzetilmesi, enteresan bir metafor. En fazla 2 kişinin bindiği, bağımsız hareket edilemeyen bir şey. Kendi başına hareket edemezsin, edersin de zor. Tek başına kürek çekemezsin....
Bugün de ağrısız uyandın. Çok şükür. Rahat bir yatakta uyandın. Bu gün cumartesi.
Ersoy’la yine bir yerlere gidiyoruz. Fonda saygı1 albümü çalıyor. Efsane şarkılar var. Hepsi bizim bebeklerimiz gibi. Her biri geçmişe yolculuk adeta. Yolculuğumu daha da keyifli hale getiriyor.
Yeni yıl dilekleri, doğum günü dilekleri arasında en önemli yeri sağlık alıyor. Önce sağlıklı olayımda, gerisini hallerim. Allah güç kuvvet versin. Sağlık her şeyden önemli. Sağlıklı kalmak için de el...
Bu yüzyılın daha başında, iletişim araçları inanılmaz derecede arttı. Posta güvercinleri, mektup, teleks, fax, telefon derken nerelere geldik. Bu hız inanılmaz. Teknolojinin çeşitlenmesinin hızı ve ar...
Bu bağlantı sizi https://www.sokgazetesi.com.tr dışındaki bir siteye yönlendiriyor.