Kim demiş A Milli Futbol Takımımız, istikrarlı değil diye. Tarihimiz boyunca hep aşağı doğru bir istikrar. Keza kulüp takımlarımız...
Milli takımımız enteresan. Büyük takımlardan puan alabiliyoruz ama zayıf takımlara takılıyoruz. Dünya Kupası'na 2002'den beri katılamıyoruz.
Avrupa Şampiyonası'na zor bela gittik diyelim, onda da gruptan çıkamıyoruz. Seviyeyi yukarı çekmek için sadece konuşuyoruz.
Milli takım, Avrupa'nın en zayıf ülkelerinden Lüksemburg ve Faroe Adaları'na karşı utanç yaşattı.
Projenin altı boş
Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi ve Milli Takımlar Sorumlusu Hamit Altıntop, plan-proje diyerek kendisinin de doğup büyüdüğü, altyapı eğitimini aldığı futbol kültürü, disiplini olan Almanya'dan bir teknik adam, Stefan Kuntz'u milli takımın başına getirdi. 'Çantası devrim yapacak çalışmalar, projelerle dolu' diyerek.
Eee sonuç; Lüksemburg'u, Faroe Adaları'nı yenemiyorsun. Alman disiplini nerede? Devrim nerede? Gören oldu mu çantayı, disiplini?
A Milli Takım yarışmacıdır. Proje altyapıdan başlar. Temeli sağlam oturtulmalı. Yani projeye üstten değil alttan başlanmalı. O zaman Kuntz altyapının başına getirilmeliydi.
Zaten hesap kitap yanlışken bir de üzerine Hamit Altıntop, elini masaya vurarak, “Sorumlu benim, görevimizin başındayız” diye kükreyince, bizim içimiz yanarken, yaraya iyice tuz serpti. Elini masaya vurarak konuşamazsın sayın Altıntop!
Oyuncu var, yönetim yok
'Oyuncu havuzumuz dar, oyuncu çıkartamıyoruz' deniliyor. Aksine çok geniş bir oyuncu havuzumuz var. Doğru projelerle, altyapıya yatırım yapılmalı. Sadece stadyum yaparak olmuyor bu işler. Tarihimizde hiç bu kadar fazla oyuncu yurtdışına transfer olmamıştı.
Hem de Avrupa'nın büyük liglerinde bu oyuncular. Yani demek ki oyuncu var ancak doğru eğitip kullanamıyoruz.
Acilen radikal kararlar alınıp bu kötü gidişe son verecek adımlar atılmalıdır.