Galatasaray mağlubiyetlerine alıştırılmış bir Fenerbahçe ile karşı karşıya kalmak Kadıköy’ün ruhuna aykırı.

Maç sonrası açıklama yapacak yöneticilerin olmayışı, 

Mourinho’nun bu berbat futbolun açıklamasını kırmızı kart sebebiyle yapmayışı, sahada Galatasaray ile oynandığını idrak edemeyen oyuncu gurubunun oluşu taraftarı ve camiayı kahrediyor.

Fenerbahçe buna alışmaz, alışamaz, alıştırılamaz. 

Radikal önlemler almak için daha ne beklenir bilmiyorum.

Ama tecrübelerim 5-10 transfer ile uyku modunun süreceğini bana hissettiriyor.

Bu akşam oynanan maç öyle bir maçtı ki, 

kupayı ve şampiyonluğu hedefte tutup emin adımlarla inanarak yürüyebilecekti kazanan. 

Fenerbahçe kendi evinde seyircisi önünde yine ilk 45 dakikayı çöpe atarak büyük ihtimalle sezonu yine eli boş kapattı.

Mourinho’nun kötü kadro tercihi, sahaya yayılamayan oyunu önde tutamayan planlamalar ile Galatasaray’ın ön alan baskısı ve Osimhen - Barış Alper ikilisine şişirilen topları daha iyi kullanıp sonuç aldı.

Savunmada yapılan Mert Müldür - Çağlar değişikliği neden yapıldı anlamadım. Haftalardır sağ stoperi iyi oynayan Mert’in yedeğe gelmesi bence affedilmez hata. Nitekim Çağlar her ikili mücadelede Barış Alper’e geçildi.

Yine ön taraf için kurgulanan hücum planlarındaki yanlışlık ilk yarının böyle etkisiz geçmesini sağladı. Fred, Amrabat, Szymanki'li orta alanı etkisiz ve topu önde tutma yetisinden uzak kaldı.

Bu etkisizliğe Oğuz Aydın ile Kostic’in de çanak tuttuğunu söylemeliyim. Hatta öyle ki Galatasaray ilk yarı maçı koparacak bir skorla bitirebilirdi.

En Nesyri’nin Dzeko’suz oyunda yokları oynadığını artık rakipler de öğrendi. Tadic’e kızılıyor ama Tadic yokken hücum setleri, atak kurguları sadece kuru ortalardan ibaret.

Son hafta İrfan Can Kahveci ile efektif ve çok yönlü olan hücum oyunu Tadic - İrfan’sız kısır bir döngüye giriyor. 

Sanırım ilk yarı kaleyi bulan tek şut Szymanski’nin ofsayt mı değil mi diye bakılan ve milimle gelen goldü.

Devre olmadan VAR kararı ile gelen gol Fenerbahçe için bir lütuf gibiydi. Tabi o gol Mourinho’nun değişiklikleri yapmamasını sağladı.

Mourinho’nun devre dönüşü Amrabat - Çağlar / İrfan Can Mert Müldür hamlelerini yapsa oyun toparlanabilirdi. Ama dedim ya kenar yönetim uyudu.

İkinci yarı girilen pozisyonlara baktığımızda Nesyri ve Talisca’nın saç baş yolduracak yanlış tercihleri vardı. Son saniyede Skriniar’ın topunu çizgiden çıkaran Davinson bence sezonun hamlesi i yaptı.

Sonrasında Sallai’nin Skriniar’ı hava topunda bozup düşürmesi sahada verilebilecek bir penaltı kararıydı. Cihan Aydın ise bir şey yok diyerek geçirdi.

İkinci yarıda aynı etkisizlik, aynı gamsızlıkla maç sürdü. Zaten 80. dakikadan sonra Galatasaray kurguladığı planla maçı saha dışına çekip 10 dakikayı kargaşa, tartışmalarla geçirdi. Maç sonuna eklenen 11 dakika çok azdı. Hatta o 11 dakikada bile sanırım 3 dakika durdu oyun.

Zaten Cihan Aydın henüz 3. dakika Lemina’nın Çağlar’ın ayağına basmasına sarı kart vermeyerek niyetini belli etti. 

Özellikle maçın 80. Dakikasından sonra hiç bir kontrolü kalmadı.

Osimhen çıkarken sarı kartı ile koşup sonradan kartını arkasına sakladı Cihan Aydın. 

Bu kötü hakemlik. Bu art niyet.

Şimdi Vincic ile Türk hakemler arasındaki farkı anlayın. Vincic’in yönetiminde saha karıştı mı? Oyuncular bu şekilde didişti mi?

Mourinho’nun Olan Buruk’a yaptığı kabul edilmez bir hareket. Akabinde gördüğü kırmızı doğru ama bir yandan da insan şunu soruyor. Acaba Basın Toplantısına katılmamak için mi yaptı.

Bu mağlubiyet ve eleniş Fenerbahçe’nin sezonu kapattığını ilk göstergesi oldu. Burdan alacağı motivasyonla Galatasaray bay haftası sonrası toparlanıp yoluna devam edebilir.

Fenerbahçe’nin ise ne yapacağı meçhul!

Bir sezon daha heba oldu.

Maçın Üçlüsü

Fred - Yusuf - Skriniar