İş ve yaşam dengesinin kaybolduğu modern iş dünyasında çalışanların taşıdığı görünmez yükler, Kariyer.net ve Heltia iş birliğiyle hazırlanan "Zihinsel Mesai Raporu" ile ölçüldü.
Bin 562 çalışanın katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, beyaz yakalı çalışanların mesai saatleri dışında da zihinsel olarak işten kopamadığını ortaya koydu.
HAFTA SONU BİLE ZİHİNLER İŞE TAKILI KALIYOR
Kariyer.net'ten yapılan açıklamaya göre, araştırmada iş ve yaşam arasındaki zihinsel sınırlar ile bu durumun çalışan deneyimine etkileri incelendi.
Araştırmaya katılanların yüzde 38'i son bir ayda sık sık veya her gün tükenmiş hissettiğini bildirdi. Çalışanların yüzde 39'u mesai dışında günde 2 saatten fazla işle ilgili konuları düşündüğünü belirtirken, yüzde 21'inde bu sürenin 4 saati aştığı görüldü.
İŞ DÜŞÜNCELERİ UYKUYA VE RÜYALARA TAŞINIYOR
Katılımcıların yüzde 50'si uykuya dalarken işi düşündüğünü, yüzde 47'si ise uyandığında aklına ilk olarak işle ilgili konuların geldiğini ifade etti.
Sık sık veya her zaman uykusunda işle ilgili rüyalar gördüğünü belirtenlerin oranı yüzde 29 olurken, hafta sonu veya izin günlerinde zihninin işten kopamadığını söyleyenlerin oranı yüzde 51 olarak kaydedildi.
PAZARTESİ KAYGISI PAZAR AKŞAMINDAN BAŞLIYOR
Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 43'ü, yeni iş haftasının başlayacak olması nedeniyle pazar akşamları belirgin bir mod düşüşü, huzursuzluk veya isteksizlik yaşadığını bildirdi.
Pazartesi, çalışanların ruh halinin en düşük olduğunu belirttiği gün olarak öne çıkarken, bu günü seçenlerin yüzde 68'inin pazar akşamından olumsuz etkilendiği görüldü.
EN BÜYÜK ZİHİNSEL YÜK GÖREVLERDEKİ BELİRSİZLİK
Çalışanların zihnini en fazla yoran iş kaynaklı konuların başında görev ve sorumluluklardaki belirsizlik geldi. Katılımcıların yüzde 63'ü bu durumun önemli bir zihinsel yük oluşturduğunu belirtti.
Bunu yöneticiyle iletişim ve geri bildirim eksikliği ile iş yükü ve zaman baskısı takip etti.
Araştırmada ayrıca çalışanların işte iyi oluş açısından önem verdiği unsurlarla şirketlerinde deneyimledikleri arasında 60 puana varan fark bulunduğu belirtildi.
Önceliklerin net belirlenmesi, iş yükünün dengeli planlanması ve emeğin takdir edilmesi, farkın en fazla görüldüğü alanlar arasında yer aldı. Yöneticiyle iletişimin kalitesi, mesai dışında ulaşılabilir olma beklentisinin bulunmaması ve toplantıların verimliliği de çalışanların önem verdiği başlıklar arasında sıralandı.
ZİHİNSEL YÜK KARİYER KARARLARINI DA ETKİLİYOR
Araştırmaya katılanların yüzde 55'i zihinsel yükün iş değiştirme isteğini güçlü biçimde etkilediğini belirtirken, yüzde 36'sı bu nedenle iş aramaya başladığını bildirdi.
Yaklaşık her dört çalışandan biri ise daha yüksek maaş ve unvan sunsa dahi zihinsel yükünü belirgin biçimde artıracak bir terfi teklifini reddedebileceğini ifade etti.
"İYİ OLUŞU GÜNLÜK ÇALIŞMA DENEYİMİNİN BİR PARÇASI OLARAK ELE ALMAK GEREKİYOR"
Heltia Pazarlama ve İnsan Kaynakları Direktörü Ezgi Topsoy, çalışanların iyi oluşunun yalnızca zorlanma ortaya çıktığında gündeme gelen bir destek alanı olarak görülmemesi gerektiğini belirtti.
Zihinsel yükün günlük hayatın içinde fark edilmeden birikebildiğine dikkati çeken Topsoy, "Bu nedenle iyi oluşu, günlük çalışma deneyiminin bir parçası olarak ele almak gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.
"İŞVERENLERİN DOĞRUDAN ETKİ EDEBİLECEĞİ ALANLAR VAR"
Kariyer.net Pazarlama ve Ürün Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Ezgi Kargan da çalışanların yüzde 38'inin son bir ayda sık sık veya her gün tükenmiş hissetmesinin, zihinsel yükün çalışan deneyimindeki önemini gösterdiğini aktardı.
İşle ilgili düşüncelerin uykuya, dinlenme zamanına ve hafta sonuna taşınmasının çalışanların zihinsel olarak yenilenebilecekleri alanı daralttığını belirten Kargan, bu yükün yalnızca çalışanların nasıl hissettiğini değil, iş değiştirme ve terfi gibi kariyer kararlarını da etkilediğini ifade etti.
Kargan, çalışan beklentilerinin önemli bir bölümünün yönetim yaklaşımı ve iş yapış biçimleriyle ilişkili olmasının, işverenlerin doğrudan etki edebileceği alanlara işaret ettiğini kaydetti.





