Kurtlar Vadisi'nin yıllar önce ekrana taşıdığı olaylarla gerçek hayattaki gelişmeler arasındaki benzerlikler yeniden konuşuluyor. Tartışmanın merkezinde bu kez, eski MİT yöneticisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümü ve dizinin senaryo ekibi var. Fatih Altaylı ise tartışmayı farklı bir noktaya taşıdı. Dizinin “yerli Simpsonlar” gibi değerlendirilmesine ve mevcut senaristlere olayları nasıl önceden bildiklerinin sorulmasına değinen Altaylı, Kurtlar Vadisi'nin “derinliğinde” başka bir ismin belirleyici olduğunu savundu.
“EN KİLİT KİŞİ ÖMER LÜTFİ METE'DİR”
Altaylı, 2009 yılında hayatını kaybeden Ömer Lütfi Mete'nin Kurtlar Vadisi'nin senaryo ekibinde bulunduğunu hatırlatarak şu ifadeleri kullandı: “Oysa bu diziye bu ‘derinliği’ verenler bugün adı geçen senaristler değil. Bir başka önemli isim var: Ömer Lütfi Mete.”
Mete'nin siyasi görüşü, tarikat bağlantıları ve devletle ilişkileri açısından dikkat çekici bir figür olduğunu belirten Altaylı, “Kurtlar Vadisi senaryo ekibi içinde bana göre en dikkate değer ve dizinin gerçekçiliğinin oluşmasındaki en kilit kişi Ömer Lütfi Mete'dir” dedi. Altaylı, Mete'nin Mahir Kaynak ile birlikte kaleme aldığı “Derin Devlet - Tanımlanamayan Güç” kitabını da hatırlatarak, bu ayrıntının dizideki rolünü anlamak açısından önemli olduğunu savundu.
KOZİNOĞLU'NUN ÖLÜMÜNE DE DEĞİNDİ
Altaylı, Kaşif Kozinoğlu'nun ölümünün yaşandığı dönemde de normal olmadığı yönünde iddiaların dile getirildiğini hatırlattı. O yıllarda bu görüşlerin açıkça yazılabildiğini söyleyen Altaylı, günümüzde aynı ifadelerin “doğru olmayan bilginin alenen yayılması” suçlamasıyla karşılaşabileceğini savundu.
KURTLAR VADİSİ'NE SERT ELEŞTİRİ
Altaylı yazısında yalnızca dizinin senaryosunun arka planını değil, Kurtlar Vadisi'ne yönelik yıllardır sürdürdüğü eleştirilerini de tekrarladı. Dizinin gençler üzerinde olumsuz etki yarattığını savunan Altaylı; hukukun üstünlüğü düşüncesini zayıflattığını, ihkakı hak anlayışını öne çıkardığını, devleti güçsüz, mafya ve devlet içindeki çeteleri ise güçlü gösterdiğini ve bazı tarikat ile cemaatlere hizmet ettiğini ileri sürdü.





