Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada Filistin'deki gelişmeler, Gazze'deki insani durum, uluslararası hukuk ve BM Güvenlik Konseyi'nin yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
"FİLİSTİN'İN SESİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ"
Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın üst üste iki yıldır BM Genel Kurulu salonunda yer alamadığını belirterek, bunun Filistinlilere yönelik bir haksızlık olduğunu söyledi.
Abbas'ın Genel Kurul'da bizzat bulunamasa da Türkiye'nin özgür ve egemen Filistin Devleti'nin sesi olmaya devam edeceğini ifade eden Erdoğan, Filistin Devleti'ni henüz tanımayan ülkelere de kararlarını gözden geçirme çağrısında bulundu.
GAZZE'DEKİ İNSANİ DURUMA DİKKAT ÇEKTİ
Erdoğan, Gazze'deki insani tabloya dikkati çekerek, bölgenin çocuklar açısından ağır sonuçlarla karşı karşıya olduğunu söyledi.
Gazze'nin yalnızca dünyanın en büyük çocuk kabristanı olmadığını, aynı zamanda dünyada çocuk ampute oranının en yüksek olduğu bölgelerden biri olduğunu belirten Erdoğan, mevcut durumu "çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampı" olarak nitelendirdi.
Batı Şeria'da yerleşimci şiddetinin en ağır dönemlerinden birinin yaşandığını ifade eden Erdoğan, Kudüs'te Müslüman ve Hristiyanların kutsal mekanlara erişiminin engellendiğini söyledi.
"VİCDAN SAHİBİ KİMSE BU TABLOYA GÖZLERİNİ KAPATAMAZ"
Erdoğan, Gazze'deki gelişmelere ilişkin, "Karşımızda öldürmeye doyamayan soykırımcı bir zihniyet var. Yüreğinde insanlık, merhamet olan insaf ve vicdan sahibi kimse bu tabloya gözlerini kapatamaz." ifadelerini kullandı.
"BM GÖREVİNİ İCRA EDEMEZ HALE GELMİŞTİR"
BM'nin kuruluş amacına da değinen Erdoğan, 81 yıl önce barış ve güvenliği korumak amacıyla kurulan teşkilatın bugün görevini yerine getiremez hale geldiğini savundu.
BM'nin "kan kaybetmeye devam ettiğini" belirten Erdoğan, Güvenlik Konseyi'nin reforme edilmesi gerektiğini söyledi.
Erdoğan, 190'dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin kararlarına bağlı olduğu bir yapının adil ve güven tesis edici olmadığını ifade ederek, "Dünya 5'ten büyüktür" ilkesine göre reform çağrısını yineledi.
"ULUSLARARASI HUKUK GÜÇLÜYE FARKLI UYGULANMAMALI"
Filistin, Lübnan ve Sudan'da umutlarını BM'ye bağlayanların hayal kırıklığı içinde olduğunu belirten Erdoğan, uluslararası hukukun uygulanmasında çifte standardın değiştirilmesi gerektiğini söyledi.
Erdoğan, "Yapanın yanına kar kaldığı sistem çürümeye mahkumdur." ifadelerini kullandı.
TÜRKİYE, PAKİSTAN VE SUUDİ ARABİSTAN ARASINDA SAVUNMA İŞBİRLİĞİ
Erdoğan, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında kurulan savunma işbirliğine de değinerek, söz konusu mekanizmayla ülkeler arasındaki dayanışmanın güçlendirildiğini belirtti.
Bölgesel sorunlara bölge içerisinden çözümler üretmeyi amaçladıklarını ifade eden Erdoğan, Türkiye'nin Pakistan ve Suudi Arabistan'la kurduğu savunma ittifakının bu yaklaşımın bir parçası olduğunu söyledi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos'ta Mekke'de imzalanan Ortak Savunma Anlaşması'nın güvenlik ve savunma işbirliğini geliştirmeyi amaçladığı daha önce açıklanmıştı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada Filistin, Hürmüz Boğazı, Türkiye'nin güvenlik politikaları, Libya'daki gelişmeler, aile yapısı ve küresel adaletsizliklere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
"FİLİSTİN'İN VÜCUT BULACAĞI GÜZEL GÜNLERİ GÖRECEĞİZ"
Erdoğan, Filistin Devleti'ni engelleme girişimlerinin başarısız olacağını belirterek, "1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan Filistin'in vücut bulacağı güzel günleri göreceğiz." dedi.
Filistin halkının bağımsız ve egemen bir devlete kavuşması gerektiğini ifade eden Erdoğan, Türkiye'nin Filistin meselesindeki tutumunu sürdüreceğini vurguladı.
"HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA SEYRÜSEFER SERBESTİSİ KORUNMALI"
Erdoğan, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelere de değinerek, bölgede seyrüsefer serbestisinin korunması gerektiğine inandıklarını söyledi.
"TÜRKİYE ADETA BİR İSTİKRAR ADASI"
Türkiye'nin savunma sanayisindeki gelişmelere ve ekonomik dayanıklılığına dikkati çeken Erdoğan, "Türkiye gelişen savunma sanayisiyle, şoklara karşı dirençli ekonomisiyle, çatışmaların ortasında adeta bir istikrar adası olmayı sürdürmektedir." ifadelerini kullandı.
Erdoğan, Türkiye'nin Avrupa'nın güvenlik mimarisinin dışında bırakılmasının Avrupa'nın daha güçlü ve güvenli hale gelmesini mümkün kılmayacağını belirtti.
"LİBYA'DA İSTİKRAR VE SÜKUNETİN KORUNMASI ÖNCELİĞİMİZDİR"
Libya'daki gelişmelere de değinen Erdoğan, Türkiye'nin önceliğinin ülkede istikrar ve sükunetin korunması olduğunu söyledi.
Erdoğan, gündemdeki uzlaşı sürecinin Libyalıların liderliği ve sahipliğinde yürütülmesinin gerekli olduğunu ifade etti.
"KÜRESEL ADALETSİZLİKLERİ KABUL EDEMEYİZ"
Dünyadaki gelir ve gıda dağılımındaki eşitsizliklere dikkati çeken Erdoğan, bir tarafta tonlarca yiyeceğin çöpe atılırken diğer tarafta yüz milyonlarca insanın çöpten yemek topladığı bir dünyada adaletten söz edilemeyeceğini söyledi.
Erdoğan, küresel cinsiyetsizleştirme politikalarının aile ve çocukları hedef alan bir kuşatmaya dönüştüğünü savunarak, bunun kadın ve erkekten oluşan aile yapısının korunmasıyla aşılabileceğini ifade etti.
"MAZLUMLARIN SESİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİM"
Erdoğan, konuşmasının sonunda BM kürsüsünden mazlumların hakkını savunmaya devam edeceğini belirterek, "Tayyip Erdoğan olarak, büyük bir milletin Cumhurbaşkanı olarak, Rabbim ömür verdikçe, bu kürsüden mazlumların hakkını savunmaya, sesi olmaya devam edeceğim." dedi.
"Biz gerekirse sıkıntı çekeriz gerekirse bedel öderiz ama haksızlık karşısında susmayız, zulme asla rıza göstermeyiz." ifadelerini kullanan Erdoğan, Türkiye'nin bu konudaki tutumunun süreceğini belirtti.





