Horlamak, çok kişi için sıkıntıdır. Horladığımızı kabul etmesek de horlamak temelinde oksijensizlik olan ciddi bir hastalık. Bazı tahminlere göre Türkiye’de 20 milyon kişi horluyor.

Uzmanlara göre horlamak, sadece "uykuyla ilgili yaygın bir sıkıntı" değil, kendi başına bir rahatsızlıktır ve uyku sırasında düşük oksijen seviyelerine neden olabilir.

Horlama aynı zamanda daha tehlikeli rahatsızlıkların da bir belirtisi olabilir. Bunlar arasında sekiz kişiden birini etkileyen obstrüktif uyku apnesi de bulunmaktadır.

Obstruktif uyku apnesinin yüksek tansiyon, kalp ve tip 2 diyabet de dahil olmak üzere çeşitli ölümcül kronik hastalıkla ilişkisi tespit edilmiştir. 

Ve genel olarak horlamanın, kan damarlarının patlamasından iş kazalarına kadar bazı şaşırtıcı sağlık riskleri ile ilişkilendirildiği görülmüştür.

KAN DAMARLARININ PATLAMASI

Son bir araştırma, horlamanın hem tıkanmış hem de patlamış kan damarlarına bağlı olarak felç riskinizi artırabileceğini gösterdi.

The Lancet Regional Health'te yayımlanan araştırma Çin'deki 82 binden fazla yetişkinin verilerini inceledi.

Horlama1-1

Araştırmacılar, horlama olasılıklarını genetik olarak ölçmek için katılımcıların DNA'sını analiz etti ve felç geçirip geçirmediklerini takip etti.

Ortalama 10 yıllık bir zaman diliminde 19 bin 623 katılımcının kısmi felç geçirdiği, bunların içinde 11 bin 483 iskemik felç vakası bulunduğu tespit edildi.

5 bin 710 kişiyse kan damarı zayıflamasından kaynaklanan hemorajik felç geçirdi; bu, beyindeki bir damarın aniden bir yırtılma nedeniyle kanamaya başlamasıdır.

Araştırmacılar, horlayan kişilerin her iki tür felç riskini de belirgin şekilde daha fazla yaşama eğiliminde olduğunu tespit etmiştir. 

Peking Üniversitesi'nden Dr. Yunqing Zhu, horlamanın farklı felç risklerini artırdığının pek çok çalışmada ispatlandığını belirtti.

“Horlamanın toplam felç, hemorajik felç ve iskemik felç riskini artırma potansiyel bir neden olarak sürekli bir şekilde gösterildiğini söyledi.

Horlama2

TEHLİKELİ KAZALAR

Bağımsız bir araştırma, horlamanın iş kazası geçirme olasılığınızı da iki kat artırdığını göstermektedir. İsveçli araştırmacılar, bunun gün boyunca aşırı derecede uykulu olmaktan kaynaklandığını vurguladılar.

30 ila 64 yaşları arasındaki 2 bin 874 erkeği takip eden araştırmacılar, deneklere horlama ve "aşırı günlük uykululuk" üzerine sorular sordular.

American Journal of Respiratory and Critical Care Medicine'de yayımlanan çalışma, daha sonra bu kişilerin 1985 ile 1994 yılları arasında mesleki bir kaza geçirip geçirmediklerine baktı.

Toplamda 247 denekte 345 iş kazası rapor edildi.

Horlayan ve gün içinde aşırı uykusuzluk çeken erkekler, 10 yıl boyunca kaza geçirme olasılığı bakımından iki kat fazla risk gösterdiler. 

Uppsala Üniversitesi Hastanesi'nden Profesör Eva Lindberg, “Sonuçlar, uyku bozukluklarına erken tanı ve tedavinin işyerindeki yaralanma sayısını azaltabileceğini göstermektedir” diye konuştu. 

Horlama ve aşırı uykulu olma durumu aynı zamanda trafik kazası riskini de artırmaktadır. 

KALP HASTALIĞI

Horlama, aynı zamanda ölümcül kalp hastalığı riski anlamına da gelebilir.

Yaklaşık 10 yıl süren çalışmanın başlangıcında ortalama 74 yaşında olan 2 bin 320 yetişkin incelendi.

Dört gruba ayrıldılar: horlamayan ve uykulu hissetmeyenler, horlamayan ancak uykulu olanlar, horlayan ama uykulu olmayanlar ve horlayan ve uykulu hissedenler.

Deneklerin kalp hastalıklarından kaynaklı vaka geçmişine sahip olup olmadıklarına bakıldı. 

Bu vakalar arasında kalp krizleri, ciddi göğüs ağrısı veya gece hastanede kalmayı gerektiren kalp yetmezliği bulunmaktaydı.

Horlayan ve gündüz uykulu olanlar, kalp hastalığı sorunu yaşama olasılığı bakımından yüzde 46 daha fazla risk altında bulundular.

Atlanta'daki Morehouse Tıp Fakültesi'nden Dr. Yohannes Endeshaw, horlama ve uykulu olmanın yaşlı insanlarda kalp hastalığının erken uyarı işaretleri olabileceğini söyledi.

Horlama5

YÜKSEK TANSİYON

Halk arasında yüksek tansiyon olarak bilinen hipertansiyon ile uyku apnesi arasındaki bağlantı iyi bilinmekle birlikte horlamanın tek başına bu riski nasıl artırdığına dair bir araştırma yapılmamıştır. 

Ancak Journal of International Medical Research'te yayımlanan bir çalışma tam da bunu incelemiştir. 

Araştırmacılar, ortalama 49 yaşında olan 181 yetişkinin horlamasını, apne ve kan basıncını ölçtü.

Horlayanların, uyku apnesi olup olmadığına bakılmaksızın yüksek tansiyon geçirme olasılıklarının belirgin derecede daha yüksek olduğunu buldular.

İran'daki Kermanshah Tıp Bilimleri Üniversitesi'nden Profesör Habibolah Khazaie, aynı zamanda kilolu olma olasılıklarının da daha yüksek olduğunu belirtti. 

TİP 2 DİYABET

Tip 2 diyabet, kan şekerinin yüksek olmasına neden olmakta, kalp hastalığı ve felç riskinizi artırmaktadır.

Diabetes & Metabolism Journal'da yayımlanan bir araştırma, kalp hastalığı olmayan 3 bin 948 orta yaşlı yetişkinde horlamayı ölçtü.

Güney Koreli araştırmacılar, diyabet riski taşıyıp taşımadıklarını görmek için kan şeker seviyelerini ölçtüler.

En kötü horlayanlarda, tip 2 diyabet öncesi bir durum olan prediyabet riskini taşıma olasılıkları yüzde 84 daha fazlaydı.

Ayrıca horlayanların, horlamayanlara göre diyabet riski taşıma olasılıkları iki katından fazlaydı.

Seul'deki Yonsei Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Dr. So Mi Jemma Cho, "Horlamanın, metabolik olarak sağlıklı yetişkinlerde bile bozulmuş glukoz metabolizması ile ilişkilendirildiğini söyledi.

Horlamaaa

"Alışkanlık halinde horlayanlar, glikemik profili iyileştirmek için yaşam tarzı değişiklikleri ve farmakolojik tedaviye ihtiyaç duyabilirler."

İşte horlamayı durdurmak ya da en azından azaltmak için yapmanız ve yapmamanız gerekenler

Yapmanız gerekenler:

  1. Eğer fazla kiloluysanız kilo vermeyi deneyin.
  2. Yan yatmaya çalışın - uyku kıyafetinizin arkasına bir tenis topu dikmek veya yapınızı yan tuta yardımcı olması için özel bir yastık veya yatak kama satın almayı düşünün.
  3. Eğer horlamanız partnerinizin uykusunu etkiliyorsa, kulak tıkacı kullanmasını düşünün.

Yapmamanız gerekenler:

  1. Sigara içmeyin.
  2. Fazla miktarda alkol tüketmeyin.
  3. Uyku hapları kullanmayın - çünkü bunlar bazen horlamaya neden olabilir.
Kaynak: ERCAN ÇANKAYA