- Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Taner Nakıboğlu, Muhammet Ahmet Ramadan, Uğur Önder, Mehmet Daylak ile tutuksuz sanık Orhan Kuşanaç ve sanık avukatları katıldı.
Sanık Ramadan, Signal uygulamasında gerçekleştirilen toplu görüntülü görüşmelerde yalnızca yurt dışından görüşen kişilerin kameralarını açtığını, kendisinin ise hiçbir zaman görüntüsünü paylaşmadığını savundu.
Yurt içindeki kişilerin de kameralarını açmadığını belirten Ramadan, beraatini talep etti.
Uğur Önder ise soruşturmanın başından itibaren samimi şekilde beyanda bulunduğunu belirterek, "Telefonumun şifresini daha evdeyken polise söyledim. Hakkımdaki izdivaçla ilgili iddialar doğru değil. En fazla 8 öğrenciye ders anlatmak tek suçum. O da maddi amaç içindi. Ben cezaya da razıyım, sağlık sorunlarım vardı, tahliyemi istiyorum." dedi.
Sanık Kuşanaç da herhangi bir gayriresmi işinin bulunmadığını, Taner Nakıboğlu ile arasındaki ortaklığın yasal olduğunu savundu.
NAKIBOĞLU: "SIGNAL UYGULAMASINI HİÇ KULLANMADIM"
Taner Nakıboğlu, hayatı boyunca Signal uygulamasını kullanmadığını, önceki davada da örgüt üyesi olduğuna yönelik iddiaların doğru olmadığını ileri sürdü.
Söz konusu şirketin kendisi cezaevindeyken kurulduğunu ve şirketin Orhan Kuşanaç'a ait olduğunu savunan Nakıboğlu, operasyonel hat kullanmadığını ifade etti.
Sanık Mehmet Daylak da dosyada "il hadimi" olduğuna ilişkin delil bulunmadığını öne sürerek, "Bahadır" kod adlı kişinin kendisi olmadığını iddia etti.
ÜÇ SANIĞA HAPİS CEZASI
Mahkeme heyeti, "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan Mehmet Daylak'a 7 yıl 6 ay, Uğur Önder'e 6 yıl 3 ay ve Muhammet Ahmet Ramadan'a etkin pişmanlık hükümleri kapsamında indirim uygulayarak 2 yıl 1 ay hapis cezası verdi.
Heyet, Taner Nakıboğlu ile Orhan Kuşanaç'ın ise beraatine hükmetti.
FİRARİ SANIĞIN DOSYASI AYRILDI
Firari sanık Mustafa Bora Yıldız'ın dosyasının ayrılmasına karar veren mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tahliyesine hükmetti.





