Şüpheli fonlara yönelik yürütülen soruşturmanın yankıları sürerken bu kez Abdulkadir Selvi ile Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) arasında sert bir polemik başladı. Selvi, önceki yazısında İstanbul Borsası tarafından soruşturmayı yürüten birimlere gönderilen raporda, şüpheli fonlarla ilgili 2025'ten bu yana 130 kez uyarı yapıldığı ancak SPK'nın bunları dikkate almadığının ifade edildiğini yazdı.
SPK ise Selvi'nin bu iddiasını yalanladı. Kurum, yalnızca 2026 yılında fonlarla ilgili 96 ayrı suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı. Yanıt gecikmedi.
“PEKİ BU FON REZALETİ NEDEN YAŞANDI?”
SPK'nın açıklamasına bugünkü yazısında sert sözlerle karşılık veren Selvi, kurumun açıklamasından her şeyi doğru yaptığı sonucunun çıktığını belirterek peş peşe sorular yöneltti. “Peki o zaman bu fon rezaleti neden yaşandı? SPK eski başkanıyla ilgili savcılık soruşturma izni verilmesini neden talep etti? 131 fonla ilgili işlemler neden başladı? Biz ayrı bir gezegende mi yaşıyoruz?” ifadelerini kullandı.
Selvi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuyla ilgili açıklamalarını da hatırlatarak sorumluların neden araştırıldığını sordu.
“HADDİNİZİ BİLİN”
Selvi'nin SPK'ya yönelik çıkışının dozu yazının devamında daha da yükseldi. Yaşananlardan Borsa İstanbul'dan SPK'ya uzanan bir sorumluluk zinciri bulunduğunu savunan Selvi, kuruma şu sözlerle seslendi: “Siz hesap sorma makamında değil, hesap verme makamındasınız. Haddinizi bilin. Bu milletin başına böyle büyük bir belayı sardınız. Şimdi de çıkıp hesap sormaya kalkışıyorsunuz.”
Selvi ayrıca, “Bana cevap vereceğinize işinizi doğru düzgün yapsaydınız bu rezaletler yaşanmazdı” diyerek eleştirilerini sürdürdü.
İSMET İNÖNÜ'NÜN SÖZÜYLE NOKTAYI KOYDU
Abdulkadir Selvi, SPK'ya yönelik yazısını İsmet İnönü'ye ait olduğunu belirttiği “Tarih kürsüsünden halinizi seyrediyorum, suçluların telaşı içindesiniz” sözüyle tamamladı. Selvi ayrıca fonlara 17 Eylül'de tedbir getirilmesine rağmen bunların yatırım bankalarına yönelik tedbirlerin 30 Eylül'de uygulanmasını da sorguladı. Aradaki dönemde bankalar üzerinden işlem yapılıp yapılmadığının BDDK tarafından araştırılması gerektiğini savundu.





