Şanlıurfa'da meydana gelen ve çevre illerde de hissedilen depremin ardından gözler bölgedeki fay hatlarına çevrildi. Deprem Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Pampal, bölgede bu büyüklükte depremlerin yaşanmasının sürpriz olmadığını belirtirken özellikle Bozova Fayı'na dikkat çekti. Pampal, söz konusu fayın aktif olduğunu ve daha büyük depremler üretme potansiyeli taşıdığını söyledi.
PAMPAL: "BU DEPREMLER BİZİM İÇİN SÜRPRİZ DEĞİL"
Şanlıurfa'daki depremin ardından değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Süleyman Pampal, bölgede benzer sarsıntıların meydana gelebileceğini belirtti.
Pampal, “Burada bu türden depremleri her zaman bekleriz. Bizim için sürpriz değil. Bundan sonra da olursa o da sürpriz sayılmamalı” ifadelerini kullandı.
Depremin normal şartlarda ciddi bir hasara neden olmasının beklenmediğini söyleyen Pampal, bölgedeki yapı stokunun durumuna dikkat çekerek özellikle kırsal kesimlerde kontroller yapılmasının yararlı olabileceğini ifade etti.
BOZOVA FAYINA DİKKAT ÇEKTİ!
Prof. Dr. Pampal'ın açıklamalarında en fazla dikkat çeken noktalardan biri Bozova Fayı oldu. Şanlıurfa'nın Bozova ilçesinin Atatürk Barajı'nın bulunduğu bölgede yer aldığını hatırlatan Pampal, barajın yapımı öncesindeki çalışmalar sırasında bölgede aktif bir fay tespit edildiğini anlattı.
Pampal, “Bu Bozova fayı oldukça büyük deprem üretme potansiyeli olan aktif bir fay. Bu türden depremler olacak” dedi.
'6 ŞUBAT'TAKİ DEPREMLERE YAKIN DEPREMLER BEKLEMİYORUZ'
Pampal, açıklamasında mevcut sarsıntının ardından daha büyük bir deprem yaşanacağı şeklinde kesin bir çıkarım yapılmaması gerektiğinin de altını çizdi.
Şanlıurfa'daki bu depremin başka bir depreme yol açmasının söz konusu olmadığını belirten Pampal, 6 Şubat depremlerine yakın büyüklükte bir depremi bu sarsıntının devamı olarak beklemediklerini ifade etti.
Bununla birlikte bölgenin sismik açıdan aktif olduğuna dikkat çeken Pampal, Türkiye'nin diğer bölgelerinde olduğu gibi burada da gelecekte daha büyük bir deprem meydana gelme olasılığının bulunduğunu söyledi.
'NE ZAMAN OLACAĞINI SÖYLEYEMEYİZ'
Büyük bir depremin zamanının önceden belirlenemeyeceğini vurgulayan Pampal, “Ne zaman olacağını biz tabii ki söyleyemeyiz, bilemeyiz daha doğrusu. Ancak bölge sismik bakımdan aktif ve yıkıcı deprem üretme potansiyeline sahip” değerlendirmesinde bulundu.
Pampal'ın açıklaması, Şanlıurfa'daki son depremin mutlaka daha büyük bir depremle devam edeceği anlamına gelmiyor. Uzmanın dikkat çektiği risk, bölgenin genel tektonik yapısı ve aktif fayların uzun vadeli deprem üretme potansiyeliyle ilgili.
TÜRKİYE'NİN FAY HATLARINA DİKKAT ÇEKTİ
Türkiye'nin birçok tektonik yapının etkisi altında bulunduğunu hatırlatan Pampal; Avrasya, Anadolu, Arap ve Afrika levhalarının hareketlerinin ülkedeki deprem aktivitesinde önemli rol oynadığını anlattı.
Doğu Anadolu Fayı, Kuzey Anadolu Fayı, Orta Anadolu Fayı ve Güneydoğu Anadolu Bindirme Zonu gibi önemli tektonik yapıların bulunduğuna işaret eden uzman isim, Türkiye'nin geçmişte çok sayıda yıkıcı deprem yaşadığını hatırlattı.
'VATANDAŞ BİNASINDAN EMİN DEĞİL'
Pampal, depremler sırasında yaşanan paniğin nedenlerinden birinin de vatandaşların yaşadıkları yapıların güvenliğinden emin olamaması olduğunu söyledi.
Panik nedeniyle pencere veya balkondan atlama gibi davranışların yaralanmalara yol açabileceğine dikkat çeken Pampal, yapıların depreme dayanıklı hale getirilmesinin ve toplumun doğru şekilde bilinçlendirilmesinin önemini vurguladı.
Uzman isim ayrıca Türkiye'nin uzun yıllardır deprem gerçeğiyle karşı karşıya olduğunu belirtti ve asıl önceliğin depreme dayanıklı yapı stoku oluşturmak, gerekli dönüşümü gerçekleştirmek ve toplumun deprem sırasında doğru davranış biçimlerini öğrenmesini sağlamak olması gerektiğini ifade etti.





