Marmara'da olası büyük depremin nerede ve hangi fay segmentinde gerçekleşebileceğine yönelik tartışmalar sürerken Bektaş, Kuzey Anadolu Fayı'nın kuzey ve güney kollarını merkeze alan farklı bir değerlendirmeyi gündeme taşıdı.
“BATIYA DEPREM GÖÇÜ BURSA'YI TEHDİT EDİYOR”
Bektaş, Kuzey Anadolu Fayı boyunca batıya ilerleyen deprem göçünün Kuzey Kol üzerindeki İzmit'i değil, Güney Kol üzerindeki Bursa'yı tehdit ettiğini ifade etti.
Bu değerlendirmesine Stein ve Barka'nın 1997 tarihli çalışmasını dayanak gösteren Bektaş, 1957-1967 Mudurnu Vadisi depremlerinin de söz konusu model açısından önemli olduğunu belirtti.
Bektaş, şu ifadeleri kullandı: “Stein & Barka (1997), KAF boyunca batıya doğru ilerleyen deprem göçünün Kuzey Kol üzerindeki İzmit'i değil, Güney Kol üzerindeki Bursa'yı tehdit ettiğine dikkat çekmişti. 1957-1967 Mudurnu Vadisi depremleri bu modelin önemli dayanaklarından biridir.”
1509 VE 1754 DEPREMLERİNE DİKKAT ÇEKTİ
Osman Bektaş'ın değerlendirmesinde yalnızca batıya doğru hareketlilik yoktu. Marmara'daki bazı deprem kırılmalarının doğu yönündeki deprem göçünü desteklediğini de savundu. Bektaş, 1509-1754 dönemindeki İstanbul deprem kırılmalarına işaret ederek bunların Ana Marmara Fayı boyunca görülen mikro ve orta büyüklükteki depremlerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
“Daha da çarpıcı olanı” diyerek bu noktaya dikkat çeken Bektaş, söz konusu kırılmaların doğuya doğru deprem göçünü desteklediği görüşünü dile getirdi.
MARMARA İÇİN İKİ YÖNLÜ MODEL
Bektaş'ın değerlendirmesine göre Marmara'daki deprem hareketliliğinin yalnızca tek bir yöndeki ilerleme üzerinden ele alınmaması gerekiyor. Batıya ve doğuya doğru deprem göçü modellerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savunan Bektaş, özellikle Bursa açısından Güney Kol'a dikkat çekti.





