İstanbul'a su sağlayan barajlardaki ortalama doluluk oranı, yağışların azalması ve yaz aylarında su tüketiminin artmasının etkisiyle 18 Eylül itibarıyla yüzde 38,03'e geriledi. Böylece aynı tarihteki doluluk oranı son 10 yılda üçüncü kez yüzde 40'ın altında kaydedildi.
SON 10 YILDA ÜÇÜNCÜ KEZ YÜZDE 40'IN ALTINDA
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, 18 Eylül'de barajlardaki doluluk oranı 2017'de yüzde 57,33, 2018'de yüzde 57,97, 2019'da yüzde 52,76, 2020'de yüzde 41,21, 2021'de yüzde 53,56, 2022'de yüzde 52,14, 2023'te yüzde 25,28, 2024'te yüzde 41,26, 2025'te yüzde 33,49 ve 2026'da yüzde 38,03 olarak ölçüldü.
Böylece 18 Eylül tarihindeki doluluk oranı son 10 yılda üçüncü kez yüzde 40'ın altında kaldı.
BARAJLARDA YAKLAŞIK 330 MİLYON METREKÜP SU BULUNUYOR
Kente su sağlayan baraj ve göletlerin toplam biriktirme kapasitesi 868 milyon 683 bin metreküp olurken, mevcut su miktarı yaklaşık 330,03 milyon metreküp olarak hesaplandı.
Doluluk oranındaki gerilemeye paralel olarak barajlardaki su miktarında da düşüş yaşandı.
YAĞIŞ MİKTARINDA DA DÜŞÜŞ KAYDEDİLDİ
İSKİ'nin 18 Eylül tarihli yıllar karşılaştırmasına göre, baraj havzalarına düşen yıllık yağış miktarında da aşağı yönlü seyir dikkati çekti.
Bu yıl baraj havzalarına düşen yağış miktarı metrekare başına 540,49 kilogram olarak ölçüldü. Bu değer 2023'te 852,64, 2024'te 709,27, 2025'te ise 619,92 kilogram/metrekare olarak kaydedilmişti.
YAZIN SICAK VE KURAK HAVA SU KAYNAKLARINI ETKİLEDİ
İstanbul Aydın Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi ve meteoroloji mühendisi Güven Özdemir, su kaynaklarındaki gerilemede yağış rejimindeki değişimin yanı sıra yaz dönemindeki sıcak ve kurak hava koşullarının da etkili olduğunu belirtti.
Özdemir, yaz aylarında yağışların azalmasıyla barajlara ulaşan su miktarının düştüğünü, sıcak havanın ise buharlaşmayı artırdığını ifade etti.
Yüksek sıcaklıkların toprak ve bitki örtüsündeki nem kaybını da hızlandırdığını aktaran Özdemir, bunun yağışların su kaynaklarına dönüşmeden önce kaybedilen miktarı artırabildiğini kaydetti.
YAZ AYLARINDA SU TÜKETİMİ ARTTI
Özdemir, sıcaklıkların yükselmesiyle İstanbul'da içme ve kullanma suyu tüketiminin de arttığına dikkati çekti.
Özellikle sıcak havalarda bireysel su kullanımının yanı sıra yeşil alanların sulanması gibi faaliyetlerin toplam su talebini artırabildiğini belirten Özdemir, su kaynakları değerlendirilirken yalnızca barajlardaki doluluk oranının değil, havzalara düşen yağış miktarının da dikkate alınması gerektiğini söyledi.
SONBAHAR YAĞIŞLARI KRİTİK ÖNEM TAŞIYOR
Özdemir, İstanbul'un su kaynakları açısından sonbahar yağışlarının kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.
Yaz döneminde gerileyen baraj seviyelerinin yeniden yükselmesi için sonbahar ve kış aylarında düzenli yağışlara ihtiyaç bulunduğunu belirten Özdemir, havzalara düşecek yağışların barajların doluluk seviyeleri üzerinde belirleyici olacağını ifade etti.
Yağışların mevsim geneline dengeli yayılmasının da su kaynaklarının sürdürülebilirliği açısından önemli olduğunu belirten Özdemir, sonbahar ve kış döneminde yeterli yağış alınmasının barajların yeniden beslenmesine katkı sağlayacağını kaydetti.
SU TÜKETİMİNDE TASARRUF ÇAĞRISI
Özdemir, İstanbul'da su kaynaklarının korunması için yağışların takip edilmesinin yanı sıra su tüketiminde tasarrufun da önem taşıdığını belirtti.
Yağışların azaldığı ve sıcaklıkların yüksek seyrettiği dönemlerde suyun daha dikkatli kullanılmasının kaynakların korunmasına katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.





