"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 51'i tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 83. duruşmasında tutuksuz sanıkların savunmaları alındı.

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmada, tutuksuz sanık Ahmet Önal savunma yaptı.

ÖNAL: "İHALE KOMİSYONUNUN BU SORGULAMAYI YAPMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ YOKTU"

Yaklaşık 20 yıldır İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bünyesinde çeşitli görevlerde bulunduğunu belirten Önal, davaya konu Kirazlı-Halkalı metro ihalesinde komisyon başkanı olarak görev yaptığını söyledi.

Önal, ihale komisyonunun ve ihale yetkilisinin ihale aşamasında SGK ve vergi borcu sorgulama yükümlülüğünün bulunmadığını, bu yükümlülüğün sözleşmenin imzalanması aşamasında olduğunu savundu.

O tarihte SGK ve vergi borcu sorgulaması yapılabilecek bir ekranın da bulunmadığını belirten Önal, söz konusu ekranın Ağustos 2025'ten sonraki ihaleler için aktif edildiğini ifade etti.

"İHALE İPTALİ KAMU FAYDASI SAĞLAMAK İÇİN YAPILDI"

İhale komisyonunun mevzuat çerçevesinde sorumluluklarını yerine getirdiğini savunan Önal, ihalenin iptal edilmesinin kamu faydası amacı taşıdığını ileri sürdü.

Önal, "Biz 641 milyon lira kamu faydası sağladığımız bir işte kamu zararı oluşturarak ihaleye fesatla yargılanıyoruz. Neresinden bakarsanız bakın, kesinlikle doğru olmayan bir yaklaşımdır." dedi.

İddianamede ihaleye fesat suçunun maddi ve manevi unsurlarını oluşturabilecek belge tahrifi, teklif değiştirme, gizli anlaşma veya rekabeti ortadan kaldırabilecek işlemlere ilişkin tespit bulunmadığını savunan Önal, hakkında maddi kazanım yönünde de bir tespit olmadığını belirtti.

YAZICI: "BENİM AĞRIMA GİDİYOR"

Tutuksuz sanık Murat Yazıcı da geçmişte yaptığı görevleri anlatarak, kısa bir emeklilik sürecinin ardından İBB'de memuriyete döndüğünü ve Daire Başkanı kadrosunda görev yaptığını söyledi.

28 yıllık devlet memuru olduğunu ifade eden Yazıcı, "Murat Yazıcı, bugün birdenbire İstanbul Büyükşehir Belediyesine gelince böyle bir suç örgütü üyesi olmuş ve suç işlemeye başlamış demek. Benim ağrıma gidiyor." ifadelerini kullandı.

KAPKİ: "HİÇBİR ŞEKİLDE YÖNETİMDE YER ALMADIM"

Tutuksuz sanık muhasebeci Elif Kapki, yaklaşık 9 yıldır Murat Kapki'nin yanında muhasebe ve finans pozisyonunda çalıştığını söyledi.

Kapki, Murat Kapki'nin 2024 yılının mart ayında kardeşi Serhat Kapki ile maddi konularda anlaşmazlık yaşadığını, bunun ardından şirketi fiilen yönetmeyecek ancak kağıt üzerinde yetkisi bulunacak bir kişiye devretmek istediğini ve kendisinin bu teklifi kabul ettiğini anlattı.

Şirket devirlerinde herhangi bir para alışverişi olmadığını ve şirketlerden kar elde etmediğini savunan Kapki, "Ben hiçbir şekilde yönetimde yer almadım, orada finansal işlere bakmaya devam ettim. Asla bir şirket yetkilisi gibi davranmadım." dedi.

Kapki, şirket ve araç satışlarından herhangi bir menfaat elde etmediğini, naylon fatura kesmesinin de söz konusu olmadığını savundu.

BERAT ÇAĞRI KAPKİ: "TALİMATLARI YERİNE GETİRDİM"

Tutuksuz sanık Berat Çağrı Kapki ise Murat Kapki'nin kuzeni ve şoförü olduğunu, şirketlerde herhangi bir yetkisinin bulunmadığını savundu.

Kağıt üzerinde sahibi göründüğü şirketlerden maddi veya manevi menfaat elde etmediğini ileri süren Kapki, "Bilerek, isteyerek suç işlemedim. Pozisyonum gereği amcamın oğlu ve patronumun talimatlarını yerine getirdim." ifadelerini kullandı.

Kapki, MASAK raporunda yer alan Murat Kapki'ye gönderdiği 28,5 milyon liraya ilişkin de şirketlerin aktif reklam yerlerini ajanslara kiralayan ve çalışanları bulunan gerçek şirketler olduğunu savundu.

Şirketlerin kağıt üzerinde sahibi göründüğü için kendisine gelen paraları Murat Kapki'ye gönderdiğini belirten Kapki, banka açıklamasına "Borç iadesi" yazılmasını da Murat Kapki'nin istediğini ileri sürdü.

218 TUTUKSUZ SANIK SAVUNMA YAPTI

Duruşmada 18 tutuksuz sanığın savunmasının daha alınmasıyla davada toplam 218 tutuksuz sanığın savunması tamamlandı.

Mahkeme, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere duruşmayı 21 Eylül Pazartesi gününe erteledi.

Kaynak: AA