Sadece Galatasaray değil, hemen hemen tüm Türk kulüplerinin gelir modeli ile gider yapısı arasındaki uyuşmazlık, nakit akışının yönetilmesini zorlaştırıyor. Sarı-kırmızılıların gelirleri de (naklen yayın, sponsorluk, ürün satışı, bilet gelirleri) yılın belirli dönemlerine ve taksitlerine yayılırken; maaş, bonservis ve işletme giderleri her ay düzenli nakit çıkışı gerektiriyor. Sıcak para akışı kesildiğinde ilk aksayan kalem maaş ödemeleri oluyor.
GALATASARAY'DA ÖDEME KRİZİ Mİ VAR?
Bu yüzden de son birkaç gündür, milli aradaki habersizlikten de olsa gerek, "Galatasaray'da ödeme krizi" dedikoduları gündeme geldi. 3-4 ay geriden gelindiği iddia edilmeye başlandı.
NAKİT SIKINTISI HER TAKIMDA VAR!
Galatasaray'da sözleşmelerin büyük kısmı döviz cinsinden yapıldığı için kurdaki dalgalanma bütçeyi aniden patlatıyor. Zaten gelirlerin önemli bir kısmı önceden alınmış borçların faiz ve anapara ödemelerine gittiği için de Galatasaray'ın, diğer kulüpler gibi elinde doğrudan maaş ödemelerinde kullanabileceği serbest nakit miktarı sınırlı kalıyor. Bu durum aslında "Galatasaray'ın parası yok" anlamına gelmiyor. Gelmesi beklenen bir sponsorluk ödemesi, UEFA primi veya bir bonservis taksidi geciktiği için ödemeler öteleniyor.
UEFA VE FIFA NE ZAMAN DEVREYE GİRER?
FIFA ve UEFA kurallarına göre oyuncuların sözleşmelerini tek taraflı feshetme veya kulübe ihtarname çekme hakkı genellikle 2-3 aylık ödemesizlik süreci sonrasında başlar. Ancak iddia edildiği gibi ödemelerin 4 ay geriden gelmesi Galatasaray'ın ciddi bir nakit krizinde olduğunu ve rutin gelirlerle giderleri karşılayamadığını gösterir. Ancak gelen bilgilere göre 4 ay gibi bir durum söz konusu değil.





