Fenerbahçe’de bu sezon sadece kadro değil, transfer anlayışı da değişti.
Son yıllarda yaz dönemleri geldiğinde kadrosunu baştan aşağı değiştiren, bir sezon önce alınan oyuncuların önemli bölümünü gönderip yerlerine yenilerini koyan sarı-lacivertliler, bu kez farklı bir yöntem tercih etti.
Bu defa hedef “ne kadar çok transfer, o kadar güçlü kadro” olmadı.
Fenerbahçe, mevcut kadronun eksiklerini tespit etti ve yalnızca ihtiyaç duyduğu bölgelere yöneldi.
Bir anlamda transfer sezonunu yeniden yapılanma fırsatı olarak değil, eksikleri tamamlama operasyonu olarak değerlendirdi.
Bu değişimin arkasındaki en önemli hedef ise uzun yıllardır yakalanamayan kadro istikrarını sağlamak.
8 yıldır ilk kez bu kadar az
Rakamlar da Fenerbahçe’deki değişimi açık şekilde ortaya koyuyor.
Sarı-lacivertliler, geride kalan 8 yaz transfer döneminde toplam 94 oyuncuyu kadrosuna kattı. Bu da sezon başına yaklaşık 12 transfer anlamına geliyor.
Üstelik bazı sezonlarda bu rakam çok daha yukarı çıktı.
2020-2021 sezonunda tam 18 transfer yapan Fenerbahçe, 2019-2020’de 13, 2022-2023 ve 2023-2024 sezonlarında ise 13’er oyuncu transfer etti.
Son yıllardaki tablo şöyle:
* 2018-19: 11
* 2019-20: 13
* 2020-21: 18
* 2021-22: 9
* 2022-23: 13
* 2023-24: 13
* 2024-25: 8
* 2025-26: 9
Ve bu sezon…
Sadece 5 transfer.
Mason Greenwood, Nathan Ake, Vedat Muriqi, Romelu Lukaku ve Kojo Peprah Oppong.
Fenerbahçe’nin son yıllardaki transfer alışkanlığı düşünüldüğünde bu tablo başlı başına bir değişimin göstergesi.
Bu kez “isim” değil, ihtiyaç konuştu
Fenerbahçe’nin bu yaz yaptığı transferlere bakıldığında ortak bir nokta dikkat çekiyor:
Her oyuncunun bir karşılığı var.
Santrforda yaşanan eksiklik için Vedat Muriqi ve Romelu Lukaku…
Savunmanın hem tecrübe hem de kalite ihtiyacı için Nathan Ake…
Hücum hattına doğrudan skor ve yaratıcılık katması beklenen Mason Greenwood…
Geleceğe yönelik yatırım olarak ise Kojo Peprah Oppong…
Yani bu kez transfer listesi “piyasada kim var?” sorusuna göre değil, “Takımın neye ihtiyacı var?” sorusuna göre şekillendi.
Bu fark, Fenerbahçe’nin sezon başındaki kadro planlamasında da kendisini gösterdi.
Yeni transferlerin 3’ünün doğrudan ilk 11’e girmesi tesadüf değil. Nathan Ake kısa sürede savunmanın önemli parçalarından biri haline gelirken, Greenwood ve Muriqi de skor katkılarıyla öne çıktı. Beş yeni transferin yaş ortalamasının 28,4 olması da yönetimin bu kez gençlikten çok hazır katkıyı tercih ettiğini gösteriyor. (Habertürk)
36 kişilik kadrodan daha kontrollü yapıya
Fenerbahçe’nin transferde frene basmasının bir başka nedeni de mevcut kadronun fazlalığıydı.
Sarı-lacivertliler Avusturya kampına 36 oyuncuyla gitti.
Bu kadar kalabalık bir oyuncu grubunun içerisinde hem teknik heyetin tercihlerini netleştirmesi hem de oyuncuların düzenli forma bulması kolay değildi.
Bu nedenle yaz boyunca yalnızca transfer yapılmadı, aynı zamanda kadro da ciddi biçimde temizlendi.
Sidiki Cherif, Fred Rodrigues, Anderson Talisca, Cengiz Ünder, Çağlar Söyüncü, Sofyan Amrabat, Dominik Livakovic, İrfan Can Eğribayat, Omar Fayed, Diego Carlos ve Anthony Musaba ile yollar ayrıldı.
Böylece Fenerbahçe, bir yandan kadro maliyetini ve oyuncu kalabalığını azaltırken diğer yandan teknik heyetin elindeki oyuncu grubunu daha yönetilebilir hale getirdi.
Buradaki temel fikir oldukça net:
Kalabalık kadro değil, doğru kadro.
Fenerbahçe bu kez “çok” değil, “doğru” dedi
Aslında Fenerbahçe’nin bu yaz yaptığı transferler, kulübün son yıllardaki en büyük problemlerinden birine de doğrudan cevap niteliğinde.
Her sezon yeni oyuncuların gelmesi, takımın sürekli değişmesi ve bir önceki sezonun kadrosunun büyük bölümünün kısa sürede gözden çıkarılması, uzun vadeli bir oyun kültürünün oluşmasını zorlaştırıyordu.
Bu sezon ise tablo tersine çevrildi.
Teknik heyetin oyun planı merkeze alındı. Eksik bölgeler belirlendi. Oyuncu sayısından çok oyuncunun niteliğine bakıldı.
Bu nedenle Fenerbahçe’nin bu yaz transfer dönemini “az transfer yapılan bir dönem” olarak okumak eksik kalır.
Daha doğru ifade şu:
Fenerbahçe, yıllar sonra ilk kez transferi kadroyu değiştirmek için değil, kadroyu tamamlamak için kullandı.
Devler Ligi bileti de geldi
Bu politikanın ilk önemli karşılığı ise Avrupa’da alındı.
Fenerbahçe, 18 yıl aradan sonra UEFA Şampiyonlar Ligi’nde lig aşamasına kalmayı başardı.
Yeni transferlerin de katkısıyla gelen bu başarı, sarı-lacivertlilere yalnızca sportif prestij değil, ciddi bir ekonomik gelir de kazandırdı.
Dolayısıyla Fenerbahçe için bu sezonun transfer hikayesi yalnızca “5 oyuncu alındı” cümlesinden ibaret değil.
Yıllardır yüksek sayıda transfer yaparak çözmeye çalıştığı problemleri bu kez farklı bir yöntemle çözmeyi deniyor.
Daha az oyuncu, daha net ihtiyaç, daha fazla istikrar…
Fenerbahçe’nin bu yeni transfer anlayışının gerçekten işe yarayıp yaramadığını ise sezon sonunda göreceğiz.
Ancak şimdiden değişen bir gerçek var:
Bu Fenerbahçe, transferde artık “çok oyuncu” peşinde değil. Doğru oyuncunun peşinde.





