Gazeteci Fatih Altaylı, “Dokunulmazlığı olanlar ve olmayanlar” başlıklı köşe yazısında, fon yolsuzluğu haberleri nedeniyle gazetecilere uygulanan adli tedbirleri gündemine taşıdı. İki gazetecinin tutuklandığını, İsmail Saymaz ve Murat Ağırel'in ise ev hapsine alındığını belirten Altaylı, kararların ifade ve basın özgürlüğü açısından tartışılması gerektiğini savundu.

“YOLSUZLUK YAPANLAR SERBEST, GAZETECİLER İÇERİDE”

Altaylı, gazetecilerin haberlerinde yanlış bilgiler bulunduğu varsayılsa bile bunun tutuklama veya ev hapsini haklı kılmayacağını ileri sürdü.

Yazısında Fatma Betül Sayan Kaya hakkında da ağır yolsuzluk suçlamaları dile getiren Altaylı, 2,2 milyar TL'lik fon yolsuzluğu iddiasını gündeme taşıdı. Gazetecilerin verdiği iddia edilen zararla yolsuzluk suçlamalarının karşılaştırılması gerektiğini savunan Altaylı, yanlış haber nedeniyle zarar gören kişilerin hukuki yollara başvurabileceğini, ancak tutuklama tedbirinin orantısız olduğunu ifade etti.

Altaylı'nın Kaya hakkındaki suçlamaları, yazısında yer alan iddialar niteliğinde; kesinleşmiş bir yargı kararı olarak değerlendirilemez.

“İSMAİL SAYMAZ İDDİAYI SORGULUYORDU”

Altaylı, İsmail Saymaz ve Murat Ağırel'in ev hapsine gerekçe gösterilen televizyon programını izlediğini belirterek iki gazetecinin yaklaşımının birbirinden farklı olduğunu anlattı.

Ağırel'in iddiayı heyecanla aktardığını, Saymaz'ın ise sorularıyla haberin henüz belgelenmediğini ortaya koyduğunu savundu. Altaylı, programda tartışılan iddianın milletvekili Ümit Özlale tarafından gündeme getirildiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Sonuçta 'dokunulmazlığı olan' milletvekilinin iddiasını ekranda tartıştılar diye 'dokunulabilir' gazeteciler 'tedbir' adı altında cezalandırılıyor.”

“BU YAPILAN EN ÇOK YARGIYA ZARAR VERDİ”

Gazeteciler hakkında önce imza şeklinde adli kontrol kararı verildiğini, savcılığın itirazı üzerine tedbirin ev hapsine çevrildiğini aktaran Altaylı, kararın programdaki tartışmanın bütünü dikkate alınmadan verilmiş olabileceğini öne sürdü.

Fon yolsuzluğu soruşturmasında yargının güven kazandığını düşündüğünü belirten Altaylı, gazetecilere yönelik kararların bu güveni zedelediğini savunarak yazısını “Bu yapılan en çok yargıya zarar verdi” sözleriyle tamamladı.

Muhabir: SAFA KAAN ÖZTÜRK