DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden adaylığına ilişkin tartışmalar hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Erdoğan'ın adaylık sürecinde DEM Parti'nin desteğine ihtiyaç duyması halinde yeni anayasa çalışmalarının belirleyici olabileceğini söyleyen Çandar, eşit vatandaşlık ve ana dilde eğitimin önündeki engellerin kaldırılmasına yönelik anayasal değişiklik sözü verilmesi durumunda desteğin değerlendirilebileceğini ifade etti.

Rudaw'a konuşan Çandar, Erdoğan'ın olası adaylığının yanı sıra Kürt meselesine ilişkin yürütülen süreç, Selahattin Demirtaş'ın tutukluluk durumu, kayyum uygulamaları ve Abdullah Öcalan'ın konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

ERDOĞAN'IN ADAYLIĞI İÇİN ANAYASA ŞARTINI GÜNDEME GETİRDİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeniden aday olabilmesi için TBMM'de alınacak olası bir seçim kararında DEM Parti'nin nasıl bir tutum sergileyeceği sorulan Çandar, öncelikle Meclis'teki siyasi dengelerin değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Erdoğan'ın hem adaylık sürecinde hem de seçimlerde Kürt seçmenlerin desteğine ihtiyaç duyabileceğini söyleyen Çandar, böyle bir durumda yeni anayasa çalışmalarının önem kazanacağını dile getirdi.

Çandar, özellikle Anayasa'nın 42. ve 66. maddelerine dikkat çekerek vatandaşlık tanımının değiştirilmesi ve ana dilde eğitimin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini savundu.

DEM Partili milletvekili, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Yeni anayasada bizim için, DEM Parti için 42. ve 66. maddeler, vatandaşlık tanımı, Kürtleri tamamıyla dışlayan ve Kürtlerin eşit vatandaşlığını yok eden bir anlamda vatandaşlık tanımı ve Kürtçeye ana dilde eğitim yani Kürtçe yazması gerekmiyor. Ana dilde eğitimin önünü tıkayan engelleri kaldıran bir anayasa değişikliği sözü verirse dediğim gibi 42. ve 66. maddeler o zaman bakılır duruma."

SELAHATTİN DEMİRTAŞ'IN DURUMUNA DİKKAT ÇEKTİ

Kürt meselesine ilişkin yürütülen süreci de değerlendiren Çandar, toplumdaki güvensizliklerin henüz giderilemediğini söyledi. Sürecin olumlu ilerlediğine yönelik somut adımların yetersiz kaldığını savunan Çandar, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın cezaevinde bulunmasını önemli bir sorun olarak değerlendirdi.

Çandar, "Selahattin Demirtaş özgür olarak topluma girmedikçe bu sürecin devlet yönünden bakıldığında olumlu bir sona doğru gideceği konusunda kuşkular devam ediyor" ifadelerini kullandı.

Sürecin tamamen durmadığını belirten Çandar, gelişmelerin beklenenden yavaş ilerlediğini ancak devam edeceğini düşündüğünü söyledi.

KAYYUM UYGULAMALARINI ELEŞTİRDİ

Cengiz Çandar, belediyelere yönelik kayyum uygulamalarının da toplumsal güven açısından önemli bir sorun oluşturduğunu savundu. Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ahmet Türk'ün durumunu örnek gösteren Çandar, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin bu konudaki açıklamalarını hatırlattı.

Bahçeli'nin Ahmet Türk ve Ahmet Özer hakkında yaptığı değerlendirmelere işaret eden Çandar, buna rağmen somut bir gelişme yaşanmamasını eleştirdi.
Çandar, Demirtaş'ın tahliyesi ve görevden uzaklaştırılan belediye başkanlarının durumuna ilişkin adımların toplumdaki güvensizliği azaltabileceğini ifade etti.

"DEM PARTİ'NİN GÖREVİ ARACILIK DEĞİL"

DEM Parti'nin yürütülen süreçteki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çandar, partisinin devlet ile Abdullah Öcalan arasında yalnızca bir aracı olarak görülmesinin doğru olmadığını söyledi.

Devlet yetkilileri ile Öcalan arasında doğrudan görüşmeler yapıldığını belirten Çandar, DEM Parti'nin asıl görevinin sürecin topluma anlatılması olduğunu savundu. Çandar, parlamentonun üçüncü büyük partisi olan DEM Parti'nin Kürt seçmenlerin siyasi temsilinde önemli bir konuma sahip olduğunu belirterek, toplumsal desteğin oluşturulmasında partisinin belirleyici rol oynayacağını dile getirdi.

ÖCALAN'IN STATÜSÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

Abdullah Öcalan'ın süreçteki konumuna da değinen Çandar, bu konunun hukuki ve siyasi açıdan netleştirilmesi gerektiğini söyledi. MHP lideri Devlet Bahçeli'nin Öcalan'ın belirli bir statüyle süreçte rol almasına yönelik açıklamalarını hatırlatan Çandar, mevcut belirsizliğin giderilmesi gerektiğini savundu.

Çandar, Öcalan'ın ilerleyen dönemde barış ve siyasallaşma sürecine ilişkin bir koordinasyon mekanizmasında görev üstlenebileceği yönünde bilgiler bulunduğunu öne sürdü.

YASAL DÜZENLEME ÇAĞRISI YAPTI

Silah bırakma ve demokratik siyasete geçiş sürecinin hukuki düzenlemelerle desteklenmesi gerektiğini belirten Çandar, kapsamlı bir çerçeve yasaya ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

Böyle bir düzenlemenin, geçmişte PKK içerisinde yer almış kişilerin Türkiye'ye dönüşleri ve ilgili suçlardan cezaevinde bulunanların hukuki durumları açısından önem taşıdığını savundu. Çandar, ayrıca sürecin kalıcı bir sonuca ulaşabilmesi için siyasi açıklamaların ötesine geçilmesi ve somut yasal adımlar atılması gerektiğini dile getirdi.

Erdoğan'ın yeniden adaylığı konusunda ise nihai tutumun siyasi koşullara ve yeni anayasa sürecinde atılacak adımlara bağlı olarak değerlendirilebileceği mesajını verdi.

Muhabir: Elif Aksu