AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Mehmet Kasapoğlu, siyasetteki kulis söylentileri ve dönemsel tartışmaların dar bir çerçeveden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, süreçlerin doğal akışı içinde şekillendiğini ifade etti.
Kasapoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, siyasette "olur ya da olmaz" şeklinde kesin ifadeler kullanmanın doğru olmadığını kaydetti.
"SİYASETTE KESİN İFADELER KULLANMAK DOĞRU DEĞİL"
Siyasi süreçleri zorlama hamlelerle yönlendirmeye çalışmadıklarını belirten Kasapoğlu, siyasetin doğal akışı içerisinde gelişen eğilimlere de kapıyı kapatmadıklarını ifade etti.
Kasapoğlu, gündemdeki gelişmelerin dönemsel tartışmalar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine dikkati çekerek, siyasette kesin hükümlere varmanın doğru olmayacağını vurguladı.
"ASLINDA OLAN İZMİR'DİR"
AK Parti'nin siyaset anlayışının millete hizmet etmek, ortak aklı geliştirmek ve İzmir'in hak ettiği standarda ulaşmasını sağlamak olduğunu belirten Kasapoğlu, şehrin sorunlarının çözümünü öncelediklerini kaydetti.
Kasapoğlu, "Biz AK Parti olarak, İzmir'in biriken kronik sorunlarının çözümü, hemşehrilerimizin mutluluğu ve şehrimizin geleceği için bugüne kadar hangi kapıyı çalmak gerekiyorsa tereddüt etmeden çaldık. Kiminle ortak akıl üretmek gerekiyorsa aynı masaya oturduk. Çünkü bizim nazarımızda asıl olan İzmir'dir. İzmir'in kaybedecek tek bir saniyesi bile yoktur." ifadelerini kullandı.
"BAKİ KALAN, ŞEHRE BIRAKILAN ESERLERDİR"
Siyasette isimlerin, rozetlerin ve konumların değişebileceğini belirten Kasapoğlu, önemli olanın şehre kazandırılan eserler ve millete sunulan hizmet olduğunu ifade etti.
Kasapoğlu, İzmir'in geleceğine yönelik çalışmaların siyasi pozisyonlardan bağımsız şekilde ele alınması gerektiğini belirterek, hizmet odaklı yaklaşımın önemine işaret etti.
"HER SÜREÇ KENDİ DOĞAL SONUCUNA ULAŞACAKTIR"
Gündemdeki gelişmeleri hizmet odaklı takip ettiklerini aktaran Kasapoğlu, siyasi süreçlerin zaman içerisinde kendi seyrini bulacağını belirtti.
Kasapoğlu, "Zamanın mekaniği neyi gerektiriyorsa, vakti geldiğinde o gerçekleşir. Akarsuyun kendi yatağını bulması gibi, her süreç de en nihayetinde kendi doğal sonucuna ulaşacaktır." değerlendirmesinde bulundu.





