İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda görülen duruşmada tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu savunma yaptı.

İmamoğlu, iki yılda kendisinin 20'ye yakın davayla muhatap edildiği bir süreç yaşandığını öne sürerek, halen 13 ceza davasıyla mücadele ettiğini söyledi.

Davalarında çok sayıda hakim değişikliği yapıldığını iddia eden İmamoğlu, bunun adil yargılanmasını engellediğini savundu.

İmamoğlu, 19 Mart'tan bu yana farklı suçlamalarla karşı karşıya olduğunu belirterek, belediyecilik faaliyetleri, diploma ve makam aracı gibi çeşitli konularda davalara muhatap olduğunu ifade etti.

"CASUSLUK FAALİYETİ VAR MI, YOK MU?"

Casusluk suçlamasıyla karşı karşıya olduğunu belirten İmamoğlu, mahkemenin Milli İstihbarat Teşkilatına (MİT) iki kez soru yönelttiğini söyledi.

İmamoğlu, MİT'ten kendisi ve diğer sanıkların casusluk faaliyetinde bulunduğuna ilişkin rapor veya tespit bulunup bulunmadığının sorulduğunu aktardı.

Ayrıca Hüseyin Gün'e ait olduğu belirtilen veriler ile "ibb.gov.tr" adresine ait olduğu söylenen verilerin, Türk Ceza Kanunu'nun 328. maddesi kapsamında devletin güvenliği veya iç ve dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgilerden olup olmadığının sorulduğunu ifade etti.

İmamoğlu, MİT'in söz konusu sorulara yanıt vermesinin beklendiğini belirterek, bu durumun sanıkların tutukluluk sürecine etkisine ilişkin eleştirilerde bulundu.

Savunmasını tamamlayan İmamoğlu, diğer salonda görülen "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasının duruşmasına katılmak üzere salondan ayrıldı.

TANIKLARIN BEYANLARI ALINDI

Duruşmada Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla tanık Zeynep Şen'in ifadesi alındı.

Şen, 2005 yılında Seher Alaçam'ın ofisinde sekreter olarak çalışmaya başladığını, daha sonra asistanlığını yaptığını ve Hüseyin Gün'ü de bu dönemde tanıdığını anlattı.

Gün'ün 2016'dan sonra Türkiye'de yaşanmayacağı ve banka hesaplarına el konulacağı yönünde ifadeler kullandığını öne süren Şen, daha sonra İsviçre'de hesap açıldığını ve yurt dışına para transferleri yapıldığını iddia etti.

Şen ayrıca Gün'ün daha sonra ABD'de bir şirket kurduğunu ve bu şirkete de dönem dönem para aktarıldığını öne sürdü.

TANIK YAĞLICI: "MERDAN BEY'E PARA GÖTÜRÜYORDUM"

Tanık Berkay Yağlıcı da SEGBİS aracılığıyla verdiği ifadesinde, Merdan Yanardağ'ı Hüseyin Gün'ün yanına gidip gelmesi nedeniyle tanıdığını söyledi.

Seher Alaçam'ın şoförlüğünü yaptığını belirten Yağlıcı, Gün'ün talimatıyla Yanardağ'a farklı zamanlarda para götürdüğünü iddia etti.

Yağlıcı, "5 bin avro, 10 bin avro" gibi miktarları bankadan çekerek zarf içerisinde Yanardağ'a teslim ettiğini öne sürdü.

YANARDAĞ, PARA İDDİASINI REDDETTİ

Tanığın iddiaları üzerine söz alan sanık Merdan Yanardağ, kendisine hiçbir şekilde para verilmediğini savundu.

Yanardağ, tanığı Seher Alaçam'ın şoförü olması nedeniyle görmüş olabileceğini belirterek, zarfla para teslim edilmesinin çalıştığı kurumun işleyişine aykırı olduğunu söyledi.

Yanardağ, tanığın iddialarının gerçeği yansıtmadığını savundu.

Duruşmada Seher Alaçam'ın oğlu Ümit Deniz Alaçam da SEGBİS aracılığıyla "tanık" sıfatıyla ifade verdi.

SAVCI TUTUKLULUKLARIN DEVAMINI İSTEDİ

Görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı, MİT Başkanlığına yazılan müzekkerelerin akıbetlerinin sorulmasını ve mevcut delil durumu ile sanıklara yöneltilen suçlamaların niteliği nedeniyle tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.

Verilen aranın ardından tutuklu sanıklar Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ ile avukatlarının tanık beyanları ve savcının görüşüne ilişkin savunmaları alındı.

MAHKEME TUTUKLULUKLARIN DEVAMINA KARAR VERDİ

Sanıklar ve avukatlarının beyanlarının tamamlanmasının ardından mahkeme heyeti ara kararını açıkladı.

Heyet, Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün'ün tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.

Mahkeme, eksikliklerin giderilmesi amacıyla duruşmayı 23 Aralık'a erteledi.

Kaynak: AA