Çanakkale'nin Ayvacık ilçesi açıklarında 30 Eylül 2026 Salı günü öğleden sonra deprem meydana geldi. Ege Denizi'nde kaydedilen sarsıntının büyüklüğünü AFAD 3,6, Kandilli Rasathanesi ise 3,9 olarak açıkladı. Depremin ardından “Çanakkale'de deprem mi oldu, kaç büyüklüğünde?” soruları araştırılmaya başlandı. İlk bilgilere göre sarsıntı sonrasında herhangi bir olumsuzluk bildirilmedi.
ÇANAKKALE'DE DEPREM Mİ OLDU?
Paylaşılan verilere göre 30 Eylül 2026 saat 14.00'te, Ege Denizi'nde Çanakkale'nin Ayvacık ilçesi açıklarında bir deprem kaydedildi. AFAD, depremin merkez üssünün Ayvacık'a yaklaşık 19,57 kilometre uzaklıkta olduğunu bildirdi.
ÇANAKKALE DEPREMİ KAÇ BÜYÜKLÜĞÜNDE?
AFAD'ın verilerine göre depremin büyüklüğü 3,6 olarak ölçüldü. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü ise aynı sarsıntıya ilişkin farklı bir ölçüm paylaştı. Kandilli, merkez üssünü Midilli Adası olarak kaydettiği depremin büyüklüğünü 3,9 olarak açıkladı.
Buna göre iki kurumun ölçümleri şöyle:
Kurum - Büyüklük - Derinlik
AFAD - 3,6 - 8,65 km
Kandilli Rasathanesi - 3,9 - 7,2 km
DEPREMİN MERKEZ ÜSSÜ NEREDE?
AFAD'ın paylaştığı bilgilere göre sarsıntı Ege Denizi'nde, Çanakkale'nin Ayvacık ilçesi açıklarında gerçekleşti. Depremin merkez üssünün Ayvacık'a 19,57 kilometre mesafede bulunduğu ve yerin 8,65 kilometre altında meydana geldiği belirtildi.
Kandilli Rasathanesi ise sarsıntıyı Midilli Adası merkezli olarak kayıtlarına geçirdi.
AFAD DEPREMİN BÜYÜKLÜĞÜNÜ 3,6 OLARAK AÇIKLADI
AFAD verilerinde 14.00'te gerçekleşen depremin büyüklüğü 3,6, derinliği ise 8,65 kilometre olarak yer aldı. Sarsıntının ardından paylaşılan ilk bilgilerde herhangi bir can veya mal kaybına ilişkin olumsuz bir durum bildirilmedi.
KANDİLLİ RASATHANESİ: 3,9
Kandilli Rasathanesi'nin ölçümünde ise depremin büyüklüğü 3,9 olarak kaydedildi. Kandilli, sarsıntının derinliğini 7,2 kilometre olarak açıklarken merkez üssünü Midilli Adası olarak gösterdi.
AFAD ve Kandilli'nin büyüklük, derinlik ve merkez üssü verilerindeki küçük farklılıklar, kurumların kullandığı ölçüm ve değerlendirme yöntemlerinin farklı olabilmesinden kaynaklanabilmekte.





