Halk arasında "akciğer tansiyonu" olarak bilinen pulmoner hipertansiyon hastalığının birçok farklı durumla ilişkili olabildiği belirtilerek, açıklanamayan nefes darlığı, çabuk yorulma, bayılma ve göğüs ağrısı gibi şikayetlerin dikkate alınması gerektiği bildirildi.

TRAKYA ÜNİVERSİTESİNDE PULMONER HİPERTANSİYON TOPLANTISI

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı'nda pulmoner hipertansiyon hastalığına ilişkin bilgilendirme toplantısı düzenlendi.

Toplantıda, hastalığın tanı ve tedavi süreçleri ile Trakya Üniversitesi Hastanesi Pulmoner Hipertansiyon Polikliniği'nde sunulan hizmetler hakkında bilgi verildi.

Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sedat Üstündağ, toplantıda yaptığı konuşmada, erken teşhis edilmeyen pulmoner hipertansiyonun ciddi kalp hastalıklarına yol açabileceğine dikkati çekti.

Nefes darlığı, halsizlik ve çarpıntı gibi belirtiler yaşayan, özellikle risk grubunda bulunan kişilerin uzman hekime başvurmasının önem taşıdığını belirten Üstündağ, erken tanının tedavi sürecindeki önemini vurguladı.

AÇIKLANAMAYAN NEFES DARLIĞI DİKKATE ALINMALI

Trakya Üniversitesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çağlar Kaya da pulmoner hipertansiyonun, kalbin sağ tarafından akciğerlere kan taşıyan damarlardaki basıncın yükselmesiyle ortaya çıktığını söyledi.

Hastalığın birçok farklı durumla ilişkili olabildiğini aktaran Kaya, "Açıklanamayan nefes darlığı, çabuk yorulma, bayılma ve göğüs ağrısı gibi şikayetler dikkate alınmalı." dedi.

RİSK GRUBUNDAKİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ÖNEMLİ

Ailesinde pulmoner hipertansiyon öyküsü bulunanlar ile doğumsal kalp hastalığı ve skleroderma gibi romatizmal bağ dokusu hastalıkları olan kişilerin risk açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kaya, poliklinikte hastaların ayrıntılı incelemelerden geçirildiğini kaydetti.

Kaya, tanı sürecinde ekokardiyografi, ritim takibi ve gerekli durumlarda ileri görüntüleme yöntemlerinden yararlanıldığını bildirdi.

GİRİŞİMSEL TEDAVİ YÖNTEMLERİ DE UYGULANIYOR

Kardiyoloji Anabilim Dalı'nda tanı ve takip hizmetlerinin yanı sıra uygun hastalarda atriyal septal defektlerin girişimsel yöntemlerle kapatıldığını belirten Kaya, pulmoner kapak darlıklarına yönelik balon uygulamalarının da gerçekleştirildiğini ifade etti.

Kaynak: AA