İsmail Kartal her sallandığında, Aykut Kocaman'ın gölgesi üzerinde olacak... Sosyal medyada her kötü sonucun altında aportta bekleyen çakallar ise sürekli Kartal'a saldıracak. Aslında bunun fişeğini Aziz Yıldırım, seçim döneminde kendisine sorulan "Aykut Kocaman teknik direktör adaylarından biri mi?" sorusuna verdiği şu cevapla ateşledi:
— "Olabilir ama oldu demiyorum. Biz bir kere seçilelim. Eğer seçilmeden ‘Seni antrenör yapacağım’ dersem, yarın seçilemezsem ne olacak?"
Aykut Kocaman o dönemde 1,5 ay boyunca çok ciddi bir hazırlık yaptı. Alınacak ve gidecek oyuncularla alakalı tüm raporları hazırladı. Hatta İsmail Kartal'ın Malang Sarr tercihine rağmen yönetim, daha önce anlaştığı Nathan Aké'yi getirdi. Kartal'ın göreve gelmesinin ardından transferde öncelik sağ bek ve santrfor olarak belirlendi; zaten bu yaz döneminde alınan hiçbir oyuncuda Kartal'ın onayı yoktu.
Yıldırım'ın sözleri, Kocaman’ın yaptığı 1,5 aylık hazırlıkla birleşince Kartal’ın meşruiyeti daha göreve gelmeden yıpratıldı. Kartal için her mağlubiyet ya da kötü gidişat "Aykut Kocaman gelseydi ne olurdu?" sorusuyla kıyaslanacağı için psikolojik eşik normalden çok daha düşük.
Sosyal medyadaki kutuplaşma ve sabırsızlık doğrudan saha içi sonuç odaklı. Kartal’ın profili (camia evladı, kriz çözücü) her ne kadar kriz anlarında sığınak olarak görülse de şampiyonluk yarışındaki tek bir hatada "yetersiz" etiketiyle hedef gösterilmeye devam edecek. Camianın muhalif kanadı, her olumsuz sonuçta Kocaman ismini ya da transferlerin Kartal tarafından istenmediği fikrini bilinçli şekilde gündeme taşıyarak huzursuzluğu tırmandıracak.





