İsmail Kartal gitti, geldi. Aziz Yıldırım "kalacak" demesine rağmen kalmadı. İdmana çıkmadı, gittiğinin altını kalın kalın çizdi; sonra ertesi gün takımın başında idmana çıktı, yeniden döndü. Gaziantep maçında takımının başındaydı ancak 0-0'lık skor camianın umutlarını tuzla buz etti. İki topun direkten dönmesine rağmen beklentilerin altında kalan oyun 2 puan daha bıraktı. Fenerbahçe, 5 maçta alınabilecek 15 puanın sadece 7'sini aldı, 8'ini bıraktı.
Gidiş-geliş kriziyle sarsılan güven ortamı, alınan başarısız sonuçlarla daha da gerildi. İsmail Kartal’ın saha içindeki kararları ve otoritesi hem taraftar hem de camia nezdinde çok daha sıkı bir mercek altına alınacak. Yönetimin de şampiyonluk yarışından erken kopma riskine karşı üzerindeki baskı katlanarak artacak. Fenerbahçe’yi önündeki haftalarda her maça "tamam mı devam mı" gözüyle bakılacak bir psikolojik süreç bekliyor.
İç saha maçlarında protestoların artması, tribünlerdeki ve sosyal medyadaki huzursuzluğun takıma ilave bir baskı oluşturması muhtemel. Bu kriz ortamından çıkışın tek yolu; takımın saha içinde net bir oyun karakteri ortaya koyarak fire vermeden bir galibiyet serisi başlatması.





