Avukat Küçük, bu konuda emsal teşkil eden bir davayı örnek gösterdi. Bir kişinin, arkadaşıyla birlikte çekindiği fotoğrafı sosyal medyada paylaşması nedeniyle 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldığını ve bu cezanın Yargıtay tarafından da onandığını belirtti. Bu karar, rızasız fotoğraf paylaşımının hukuki boyutunu ve olası sonuçlarını gözler önüne seriyor.
KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI ANAYASAL HAK
Kişisel verilerin korunmasının Anayasa ile güvence altına alındığını hatırlatan Avukat Küçük, 2011 yılında yapılan değişikliklerle bu hakkın Anayasa'ya eklendiğini ifade etti. Anayasa'ya göre herkesin kendi kişisel verilerinin korunmasını isteme hakkı bulunuyor ve bu konuda gerekli düzenlemelerin kanunla yapılacağı belirtiliyor.
KİŞİSEL VERİ TANIMI VE CEZAİ BOYUTU
Kişisel verinin, kişinin kimliğini belirli veya belirlenebilir hale getiren her türlü bilgi ve belge olarak tanımlandığını aktaran Avukat Küçük, Kişisel Verileri Koruma Kanunu'nun yanı sıra Ceza Kanunu'nun 136. maddesinde de kişisel verilerin hukuka aykırı olarak başkasına verilmesi, yayılması ve ele geçirilmesinin suç olarak düzenlendiğini vurguladı.
RIZA VARSA SUÇ OLUŞMAZ
Avukat Küçük, "Her çekindiğimiz fotoğrafı paylaşamayacak mıyız?" sorusuna cevap olarak, kişilerin rızası olması durumunda paylaşımın suç teşkil etmeyeceğini belirtti. Rızanın, eylemi hukuka aykırı olmaktan çıkardığını ve hukuka uygun hale getirdiğini ifade etti. Ancak rıza olmaması durumunda, fotoğraf paylaşımının kişisel verilerin hukuka aykırı yayılması anlamına geleceği ve cezai yaptırımları olabileceği konusunda uyarıda bulundu.
Bu açıklamalar, sosyal medya kullanıcılarının fotoğraf paylaşımı yaparken dikkatli olmaları ve kişilerin rızasını almaları gerektiğinin altını çiziyor. Yetkililer aksi takdirde, vatandaşların hukuki sorunlarla karşılaşma riski olduğunu belirtti.