Tansu Çiller'in bu dahiane enflasyon düşürme formülüne, dönemin Devlet Bakanı Cavit Çağlar ve Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in "Ayaklanma çıkar" diyerek engel olduğu ve Çiller'in bu planının engellendiği için göz yaşlarına boğulduğu ortaya çıktı.

T24 yazarı Mehmet Y. Yılmaz, bugünkü yazısında Hulusi Turgut'un dün piyasaya çıkan ve Çavit Çağlar'ın anılarını içeren "Cavit Çağlar Fırtınalı bir Yaşamöyküsü" kitabından ilham alarak, yaşanan olayı detaylarıyla aktardı.

Cavit Çağlar ve Tansu Çiller, DYP-SHP koalisyon hükümetinde birlikte görev yapan iki devlet bakanı olarak yer alıyorlardı. Çağlar, adı konulmasa da Başbakan Yardımcısı gibi çalışarak bir numaralı devlet bakanı olarak önemli bir rol üstleniyordu. Koalisyon hükümetinin üçüncü ayı dolarken, o dönemin Ziraat Bankası Genel Müdürü Coşkun Ulusoy, Devlet Bakanı Çağlar'ı makamında ziyaret etmek üzere geliyor. Ancak Ulusoy, o kadar endişeli ve sıkıntılı ki bir türlü konuyu açmaya cesaret edemiyor. Bunun üzerine Çağlar, fark ederek ona "Hayrola, sizi düşünceli görüyorum" diyor.

- Ulusoy: Sayın bakanım, bu ay maaşları ödeyemiyoruz.
- Çağlar: Koskoca Ziraat Bankası memurunun maaşını ödeyemeyecek duruma mı geldi?
- Ulusoy: Hayır bakanım bizim değil, devletin maaşı.
- Çağlar: Yani?
- Ulusoy: Sayın Bakanım, kamu görevindeki tüm memurların maaşı Ziraat Bankası tarafından ödenir. Aslında bu Merkez Bankası'nın görevidir. Ancak Merkez Bankası'nın ülke genelinde şubesi bulunmadığı için o görev bize verildi. Memur maaşları ödenmeden 2 gün önce bize gelir, biz de maaşları gününde dağıtırız.

- Çağlar: Peki problem nedir?
- Ulusoy: Merkez Bankası'ndan beklediğimiz para gelmedi, Sayın Çiller ödeme emrini imzalamamış!
Cavit Çağlar bunu duyunca hemen Tansu Çiller'i arıyor. Ödeme emrini niçin imzalamadığını soruyor.
Tansu Çiller'in yanıtı şöyle: Memurlar bu ay maaş almasın, ne olacak?
Bunun üzerine Çağlar ile Çiller arasında sert bir tartışma başlıyor.
- Tansu Hanım sen neler söylüyorsun?
- Hatta bu ay değil, altı ay almasınlar. Ülkeyi mahveden onlar.

Çağlar, aldığı yanıt üzerine Başbakan Süleyman Demirel'i hemen arayarak durumu anlatıyor. Demirel, Çağlar ve Devlet Bakanı Ekrem Ceyhun'u acilen makamına çağırıyor. Memur maaşları ödeme emrini Ceyhun'a uzatarak, "Bunu Tansu'ya götür, imzalasın" diyor. Ancak Ceyhun, bir süre sonra Demirel'in makamına geri dönerek, "Efendim, Tansu Hanım imzalamıyor" diyor. Bu noktada odadaki hava aniden gerilerek gerginleşiyor.

Bunun üzerine ödeme emrini Çağlar alıp, Tansu Çiller'in makam odasına gidiyor.
- Çağlar: Tansu Hanım, biliyorsun biz iktidarız. Memur maaşlarını ödemezsek bizi katlederler. Tarihte Patrona Halil isyanı var, onu bilir misin?
- Çiller: Memurlar da maaş almasın efendim. Enflasyonu arttırıyorlar.
- Çağlar: İmzala şu kâğıdı.
- Çiller: Hayır, imzalamam.
- Çağlar: Sen bizi astıracak mısın?

Konuşma giderek sertleştiğinde, Çiller ağlamaya başlıyor ve "Benim kadın olduğumu nasıl unutursun, bana böyle muamele edemezsiniz" diyor. Buna karşılık Çağlar, "Şu anda kadın-erkek ayrımı yok, devlet yönetimi var. Burada hepimiz aynı gemideyiz" şeklinde yanıtlıyor. Çiller direnmeye devam edince, Çağlar durumu Demirel'in odasına geri dönerek anlatıyor. Bunun üzerine Demirel, Çiller'i makamına çağırıyor ve sessizce ödeme emrinin yazılı olduğu kağıdı Çiller'e uzatıp, "Bunu imzalayın" diyor. Çiller imzaladığında, o ay memurlar maaşlarını alabiliyorlar.

Kaynak: ŞOK GAZETESİ