<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Gazete Yazıyor</title>
    <link>https://sokgazetesi.com.tr</link>
    <description>Haberler, son dakika haberleri, Türkiye'den ve dünyadan en güncel gelişmeler, magazin, ekonomi, spor, gündem ve tüm gazete haberleri ŞOK GAZETESİ'nde</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://sokgazetesi.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 29 Aug 2026 10:13:59 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://sokgazetesi.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Prostat kanserinde erken tanı hayat kurtarıyor: Belirti vermeden de gelişebilir!]]></title>
      <link>https://sokgazetesi.com.tr/prostat-kanserinde-erken-tani-hayat-kurtariyor-belirti-vermeden-de-gelisebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sokgazetesi.com.tr/prostat-kanserinde-erken-tani-hayat-kurtariyor-belirti-vermeden-de-gelisebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prostat kanserinin erken dönemde belirti vermeden ilerleyebileceğine dikkat çeken Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Salabaş, risk grubundaki erkeklere şikayet ortaya çıkmadan düzenli kontrollerini yaptırmaları çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Doç. Dr. Salabaş, prostat kanserinin erkeklerde görülen önemli kanser türlerinden biri olduğunu belirtti.</p>

<p>Salabaş, hastalığın başlangıç döneminde çoğu zaman sessiz seyredebildiğini, bu nedenle yalnızca idrar yakınmalarının ortaya çıkmasını bekleyerek doktora başvurmanın tanının gecikmesine neden olabileceğini vurguladı.</p>

<p>Hastalığın erken dönemde belirgin bir yakınmaya neden olmayabileceğine dikkati çeken Salabaş, "Hastalar kendilerini tamamen sağlıklı hissedebilir. Ancak hastalık belirti vermeden de gelişebilir. Bu nedenle kişinin yaşı, aile öyküsü ve bireysel risk faktörleri dikkate alınarak kontrollerin planlanması önemlidir." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Salabaş, idrar yapmaya başlamada güçlük, idrar akımında zayıflama, sık idrara çıkma, özellikle geceleri idrara kalkma ve mesanenin tam boşalmadığı hissi gibi yakınmaların prostatla ilgili çeşitli durumlarda görülebileceğini aktararak, bu belirtilerin her zaman prostat kanseri anlamına gelmediğinin de altını çizdi.</p>

<h2><strong>PSA DEĞERİ TEK BAŞINA KANSER ANLAMINA GELMİYOR</strong></h2>

<p>Salabaş, prostat değerlendirmesinde, prostata özgü bir kan testi olan PSA'nın önemli araçlardan biri olduğunu belirterek, PSA sonucunun tek başına kanser tanısı koydurmadığını söyledi.</p>

<p>PSA yüksekliğinin prostat kanserinin yanı sıra iyi huylu prostat büyümesi, enfeksiyon veya farklı nedenlerle de görülebildiğinin bilgisini veren Salabaş, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bu nedenle sonuçların üroloji uzmanı tarafından hastanın yaşı, muayene bulguları ve diğer tetkiklerle birlikte değerlendirilmesi gerekir. Gerekli görülen hastalarda ileri görüntüleme yöntemleri ve biyopsi gibi ek incelemelere başvurulabilir. Erken dönemde tespit edilen hastalarda tedavi seçenekleri hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve tümörün özelliklerine göre kişiye özel planlanıyor."</p>

<p>Salabaş, ailesinde prostat kanseri bulunan erkeklerin kontroller konusunda daha dikkatli olması gerektiğini vurgulayarak, özellikle baba veya erkek kardeş gibi yakın akrabalarda prostat kanseri öyküsü bulunmasının risk değerlendirmesinde önem taşıdığını anlattı.</p>

<h2><strong>AİLE ÖYKÜSÜ BULUNANLAR DAHA ERKEN KONTROL YAPTIRMALI</strong></h2>

<p>Uluslararası üroloji kılavuzlarının bu değerlendirmenin genel olarak 50 yaşından itibaren, babası veya erkek kardeşi 60 yaşından önce prostat kanseri tanısı almış erkeklerde ise 45 yaşından itibaren üroloji uzmanıyla birlikte planlanmasını önerdiğini aktaran Salabaş, şunları kaydetti:</p>

<p>"Prostat kanserinde amaç, hastalığı ileri evrede şikayet oluşturduğunda değil, mümkünse henüz erken dönemde tespit edebilmektir. Erkeklerin herhangi bir yakınmaları olmasa bile kendilerine uygun kontrol zamanını üroloji uzmanıyla görüşmeleri önemlidir."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://sokgazetesi.com.tr/prostat-kanserinde-erken-tani-hayat-kurtariyor-belirti-vermeden-de-gelisebilir</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 18:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sokgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sokgazetesi-com-tr/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-28-181133.png" type="image/jpeg" length="22379"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hastanede "Bıçak Parası" operasyonu: Doktor tutuklandı!]]></title>
      <link>https://sokgazetesi.com.tr/hastanede-bicak-parasi-operasyonu-doktor-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sokgazetesi.com.tr/hastanede-bicak-parasi-operasyonu-doktor-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi'nde görev yapan ortopedi uzmanı S.E., ameliyatları kendisinin gerçekleştirmesi karşılığında hastalardan para aldığı iddiasıyla tutuklandı. Soruşturma kapsamında banka kayıtlarında 51 hastadan toplam 2 milyon 649 bin lira haksız menfaat sağlandığı tespit edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi'nde görevli ortopedi uzmanı, hastalardan ameliyatlarını kendisinin gerçekleştirmesi karşılığında para istediği iddiasıyla tutuklandı.</p>

<h2><strong>SORUŞTURMA İHBAR ÜZERİNE BAŞLATILDI</strong></h2>

<p>Manisa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında ortopedi uzmanı S.E'nin 19 Mart'ta hastası İ.G'den ameliyatını gerçekleştirmek için şahsi banka hesabına 45 bin lira göndermesini istediği yönündeki iddia üzerine inceleme başlatıldı.</p>

<p>Bu doğrultuda doktorun 1 Ağustos 2025 ve 30 Nisan 2026 tarihleri arasındaki banka hesap hareketleri incelendi.</p>

<h2><strong>51 HASTADAN PARA TALEP ETTİĞİ BELİRLENDİ</strong></h2>

<p>Tespitlere göre, S.E'nin hastaneye muayene amacıyla başvuran ve gerekli ücretleri hastane veznesine yatıran, ameliyat masrafları Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanan 51 hastadan, ameliyatlarını kendisinin gerçekleştirmesi karşılığında 22 bin ile 195 bin lira arasında değişen tutarlarda para talep ettiği belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu ödemelerin banka EFT kayıtlarıyla belgelendiği, hastalara ödeme yapmamaları halinde ameliyatlarının asistan hekimlerce gerçekleştirileceğinin söylendiği öne sürüldü.</p>

<h2><strong>2 MİLYON 649 BİN 500 LİRALIK HAKSIZ MENFAAT</strong></h2>

<p>Banka kayıtlarına göre, 51 ayrı eylem kapsamında toplam 2 milyon 649 bin 500 lira haksız menfaat elde edildiğinin belirlendiği, elden ve nakit alındığı değerlendirilen tutarların ise bu miktara dahil olmadığı kaydedildi.</p>

<h2><strong>30 KİŞİYLE İRTİBAT KURDUĞU TESPİT EDİLDİ</strong></h2>

<p>Öte yandan şüphelinin, soruşturma kapsamında tespit edilen 30 suçtan zarar gören kişiyle bu şekilde irtibat kurduğu belirlendi.</p>

<h2><strong>S.E. TUTUKLANDI</strong></h2>

<p>Gözaltına alınan S.E, işlemlerin ardından sevk edildiği sulh ceza hakimliğince "icbar suretiyle irtikap" suçundan tutuklandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://sokgazetesi.com.tr/hastanede-bicak-parasi-operasyonu-doktor-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 00:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sokgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sokgazetesi-com-tr/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-27-000655.png" type="image/jpeg" length="51036"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gülhane Hastanesi'nde şok iddia: Bakanlıktan hijyen soruşturması!]]></title>
      <link>https://sokgazetesi.com.tr/gulhane-hastanesinde-sok-iddia-bakanliktan-hijyen-sorusturmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sokgazetesi.com.tr/gulhane-hastanesinde-sok-iddia-bakanliktan-hijyen-sorusturmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, SBÜ Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde hijyen koşullarına ilişkin sosyal medyada gündeme gelen görüntüler üzerine harekete geçti. Bakan Kemal Memişoğlu'nun talimatıyla başlatılan soruşturma kapsamında müfettişler hastanede inceleme yapacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, bir vatandaşın Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki temizlik ve hijyen koşullarına ilişkin sosyal medyada paylaştığı görüntülerdeki iddialar üzerine soruşturma başlattı.</p>

<h2><strong>MÜFETTİŞ GÖREVLENDİRİLDİ</strong></h2>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, sosyal medyada paylaşılan görüntülerde yer alan iddiaların incelenmesi amacıyla Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun talimatıyla müfettiş görevlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İDDİALAR İNCELENECEK</strong></h2>

<p>Başlatılan soruşturma kapsamında, görüntülerde yer alan iddiaların hastanedeki mevcut durumla örtüşüp örtüşmediği müfettişler tarafından incelenecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://sokgazetesi.com.tr/gulhane-hastanesinde-sok-iddia-bakanliktan-hijyen-sorusturmasi</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 20:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sokgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sokgazetesi-com-tr/uploads/2023/03/saglik1-1.jpg" type="image/jpeg" length="65582"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı'ndan hayat kurtaran adım: Güncel rehber yayınlandı]]></title>
      <link>https://sokgazetesi.com.tr/saglik-bakanligindan-hayat-kurtaran-adim-guncel-rehber-yayinlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sokgazetesi.com.tr/saglik-bakanligindan-hayat-kurtaran-adim-guncel-rehber-yayinlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, hastane öncesi acil sağlık müdahalelerinde uygulanacak yeni akış şemalarını yayımladı. Yetişkin, çocuk ve doğum başlıklarında 78 alt kategoriyi kapsayan düzenlemeyle Crush Sendromu, BEFAST inme taraması ve kitlesel triyaj uygulamaları da rehbere eklendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, ambulans ve acil bakım teknikerleri ile acil tıp teknisyenlerinin hastane öncesi acil müdahalelerde uygulayacağı akış şemalarını güncelledi. Resmi Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle yetişkin, çocuk, doğum ve yenidoğan alanlarında 78 alt kategori oluşturuldu.</p>

<h2><strong>ÖZELLİKLİ ACİL DURUMLAR İÇİN YENİ BAŞLIKLAR</strong></h2>

<p>Yeni düzenlemeyle “Saha Yönetimi” başlığı “Olay Yeri Yönetimi” olarak değiştirilirken, ekiplerin olay yerine ilişkin bilgileri Sağlık Komuta Kontrol Merkezi ile koordineli şekilde değerlendirmesi ve ihtiyaç halinde ek ekipman talep etmesi öngörüldü. Ajite hastaya yaklaşım, diyabet ve alerjik reaksiyonlar gibi durumlara yönelik müdahale basamakları da ayrıntılandırıldı.</p>

<h2><strong>BEFAST İLE İNME TARAMASI</strong></h2>

<p>Akut inme belirtilerinin hızlı şekilde fark edilmesi amacıyla “BEFAST” tarama yöntemi algoritmalara dahil edildi. Yılan, akrep ve arı sokması ile kene tutunması gibi durumlarda uygulanacak müdahaleler de “Isırma ve Sokmalar” başlığı altında toplandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>CRUSH SENDROMU VE TRİYAJ SİSTEMLERİ EKLENDİ</strong></h2>

<p>Deprem, trafik ve iş kazalarında görülebilen Crush Sendromu yeni algoritmalarda ayrı bir başlık olarak yer aldı. Göçük altında veya bası altında uzun süre kalan kişilerde bu tablonun değerlendirilmesi istendi.</p>

<p>Afet ve toplu kazalarda kullanılacak “Start Triyaj” sistemi de rehbere eklenirken, 8 yaş altındaki çocuklar için “Jump Start Triyaj” yöntemi tanımlandı. Triyajın hızlı yapılması ve her hasta için bir dakikadan kısa sürede tamamlanması hedeflendi.</p>

<h2><strong>DOĞUM VE YENİDOĞAN MÜDAHALELERİ GÜNCELLENDİ</strong></h2>

<p>Doğum ve yenidoğan algoritmalarında doğum sonrası aşırı kanamalara yönelik değerlendirme ve müdahale basamakları belirlendi. Ayrıca gebelikte akut hipertansiyon yönetimi de yeni düzenlemede yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://sokgazetesi.com.tr/saglik-bakanligindan-hayat-kurtaran-adim-guncel-rehber-yayinlandi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 18:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sokgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sokgazetesi-com-tr/uploads/2023/04/saglik-bakanligi-kura-cekimi.png" type="image/jpeg" length="85589"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hata yapıyorsunuz: Obezitede asıl amaç kilo vermek değilmiş!]]></title>
      <link>https://sokgazetesi.com.tr/hata-yapiyorsunuz-obezitede-asil-amac-kilo-vermek-degilmis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sokgazetesi.com.tr/hata-yapiyorsunuz-obezitede-asil-amac-kilo-vermek-degilmis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Abdullah Kaan Kurt, obezite yönetiminde metabolik sağlığın iyileştirilmesi, kas kütlesinin korunması, kronik hastalık riskinin azaltılması, günlük enerji düzeyinin artırılması ve yaşam kalitesinin desteklenmesinin önemli kazanımlar olduğunu bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurt, obezite değerlendirmesinde yalnızca tartıdaki rakamların dikkate alınmaması gerektiğini belirterek, kişinin sağlık geçmişi, yaşam alışkanlıkları ve vücudunun genel işleyişinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kilo artışında enerji kullanımı, hormonlar, uyku düzeni ve stres gibi birçok faktörün etkili olabileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>VÜCUDUN DENGESİ ÖNEM TAŞIYOR</strong></h2>

<p>Obezite yönetiminde kalıcı başarının yalnızca kilo vermeye odaklanmakla sağlanamayacağını belirten Kurt, enerji üretimi, kas kütlesinin korunması, iştah ve tokluk mekanizmaları, bağırsak fonksiyonları, uyku ve stres yönetiminin bir bütün olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.</p>

<h2><strong>KİŞİYE ÖZEL YAKLAŞIM GEREKİYOR</strong></h2>

<p>Beslenme, fiziksel aktivite ve yeterli sıvı tüketiminin obeziteyle mücadelede temel unsurlar olduğunu belirten Kurt, bu alışkanlıkların kişinin yaşam koşullarına uygun ve sürdürülebilir şekilde planlanması gerektiğini kaydetti. Gerekli durumlarda vitamin ve mineral düzeylerinin değerlendirilmesi, eksikliklerin ise bilimsel verilere göre giderilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<h2><strong>HEDEF SADECE KİLO VERMEK DEĞİL</strong></h2>

<p>Kurt, obezite yönetiminde metabolik sağlığın geliştirilmesi, kas kütlesinin korunması, kronik hastalık riskinin azaltılması, enerji düzeyinin artırılması ve yaşam kalitesinin desteklenmesinin de önemli hedefler olduğunu ifade etti. Standart ve kısa süreli çözümler yerine bilimsel, kişiye özel ve sürdürülebilir yöntemlerin benimsenmesi gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://sokgazetesi.com.tr/hata-yapiyorsunuz-obezitede-asil-amac-kilo-vermek-degilmis</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 18:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sokgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sokgazetesi-com-tr/uploads/2025/05/obez-12.jpg" type="image/jpeg" length="45411"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzman Fizyoterapist açıkladı: 'Her çocukta gelişim süreci farklı ilerliyor ama bazı farklılıklara dikkat edilmeli']]></title>
      <link>https://sokgazetesi.com.tr/uzman-fizyoterapist-acikladi-her-cocukta-gelisim-sureci-farkli-ilerliyor-ama-bazi-farkliliklara-dikkat-edilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sokgazetesi.com.tr/uzman-fizyoterapist-acikladi-her-cocukta-gelisim-sureci-farkli-ilerliyor-ama-bazi-farkliliklara-dikkat-edilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocukluk dönemi, özellikle yeni yeni becerilerin kazanıldığı ve gelişimin sürekli devam ettiği önemli bir süreç olarak biliniyor. Oturma, emekleme, yürüme, oyun oynama ve çevreyle etkileşim gibi becerilerin kazanılma süreci çocuklarda farklılık gösterebiliyor. Bazı gelişimsel farklılıklar ise aileler tarafından dikkat çekiyor. Uzmanlar, her farklılığın mutlaka bir sorun anlamına gelmediğini söylüyor ancak belirgin durumlarda profesyonel yardım alınmasının öneminin altını çiziyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ŞOK Gazetesi</strong>'nden <strong>Senay Güncavar</strong>'a açıklamalarda bulunan Fizyoterapist Canan Darıcı Mehlepçi, çocukların gelişim süreçlerinin birbirinden farklı olduğunu söyledi ve ailelerin çocuklarında gözlemledikleri belirgin farklılıkları ertelememesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Mehlepçi, “Her çocuğun gelişim süreci kendine özgü. Ancak aile çocuğunda belirgin bir farklılık gözlemliyorsa ‘biraz daha büyüsün, düzelir’ diye beklemek yerine değerlendirme en erken süreçte yapılmasını önemsiyoruz” dedi ve erken fark etmenin çocuğun ihtiyacına uygun desteğe zamanında ulaşabilmesi açısından önemli olduğunu aktardı.</p>

<h2><strong>"ERKEN MÜDAHALE TERAPİ SEANSLARINDAN İBARET OLMAMALI"</strong></h2>

<p>Erken müdahalenin sadece terapi seanslarından ibaret olmaması gerektiğini belirten Mehlepçi, “Bizim için erken müdahale; çocuğu belirli bir kalıba sokmak değil, onun kendi potansiyelini desteklemek, bağımsızlığını artırmak ve günlük yaşama katılımını güçlendirmek anlamına geliyor” dedi.</p>

<p>Çocuğun güçlü yönlerinin de sürecin önemli bir parçası olduğunu ifade eden Mehlepçi, hangi alanlarda desteğe ihtiyaç duyulduğunun belirlenmesinin çocuğun gelişimine daha doğru şekilde eşlik edilmesini sağlayacağını söyledi.</p>

<h2><strong>"MUTLAKA BİR PROBLEM OLDUĞU ANLAMINA GELMİYOR"</strong></h2>

<p>Uzman isim, ayrıca ailelerin bazı gelişimsel farklılıkların yaş ilerledikçe kendiliğinden ortadan kalkabileceğini düşünebildiğini söyledi ve profesyonel değerlendirme sürecinin ailelerin kaygılarını gidermede konusunda da önemli bir rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Mehlepçi, “Bir çocuğun değerlendirilmesi, mutlaka bir problem olduğu anlamına gelmez. Bazen aileye ‘Gelişim yolunda, şu anda desteğe ihtiyacı yok’ demek de değerlendirme sürecinin bir sonucudur. Önemli olan belirsizliği ortadan kaldırmak ve çocuğun gelişimini doğru şekilde takip etmektir” dedi.</p>

<p>Bu nedenle ailelerin çocuklarında fark ettikleri durumları sadece bekleyerek geçirmeye çalışmaması gerektiğini söyleyen uzman isim, gerektiğinde uzman görüşüne başvurmalarının hem çocuk hem de aile açısından yol gösterici olabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>HANGİ DURUMLARDA UZMAN DEĞERLENDİRMESİ GEREKİYOR?</strong></h2>

<p>Fizyoterapist Canan Darıcı Mehlepçi, ailelerin çocuklarını günlük yaşam içerisinde dikkatli şekilde gözlemlemelerinin önemine işaret etti ve bazı belirtilerin profesyonel değerlendirme açısından dikkate alınabileceğini aktardı.</p>

<p>Bu kapsamda değerlendirilmesi gereken belirtiler şunlar:</p>

<p>* Hareket gelişiminde belirgin gecikme,</p>

<p>* Denge ve koordinasyon güçlükleri,</p>

<p>* Günlük yaşam aktivitelerinde yaşıtlarına göre belirgin bağımlılık,</p>

<p>* Ses, dokunma veya harekete karşı aşırı ya da düşük tepki,</p>

<p>* Oyun ve çevreyle etkileşimde belirgin güçlük,</p>

<p>* Postür ve hareketlerde belirgin farklılıklar,</p>

<p>* Motor becerilerde zorlanma,</p>

<p>* Hareketleri planlamada güçlük.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"KIYASLAMA YAPMAYIN, GELİŞİMİNİ TAKİP EDİN"</strong></h2>

<p>Mehlepçi, ayrıca çocukların gelişim hızlarının birbirinden farklı olabileceğine dikkat çekti ve ailelerin çocuklarını yaşıtlarıyla kıyaslamak yerine kendi gelişim süreçlerine odaklanmalarının daha doğru bir yaklaşım olduğunu söyledi.</p>

<p>Uzman isim “Biz ailelere ‘Çocuğumuz neden diğer çocuklar gibi değil?’ diye bakmamalarını öneriyoruz. Asıl sorumuz ‘Çocuğumuz bugün nerede ve onun gelişimini desteklemek için ne yapabiliriz?’ olmalı.” dedi ve şöyle devam etti:</p>

<p>"Bu yaklaşım hem ailelerin kaygısını azaltacak hem de çocuğun güçlü yönlerine odaklanmayı sağlayacak. Erken fark etmenin çocuğa daha fazla gelişim fırsatı sunmak anlamına geliyor. Biz çocuğu değiştirmeye çalışmıyoruz. Onun güçlü yönlerini destekleyerek, ihtiyaç duyduğu alanlarda gelişimine eşlik ediyoruz”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://sokgazetesi.com.tr/uzman-fizyoterapist-acikladi-her-cocukta-gelisim-sureci-farkli-ilerliyor-ama-bazi-farkliliklara-dikkat-edilmeli</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sokgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sokgazetesi-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-21-at-122534.jpeg" type="image/jpeg" length="34325"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yiyorsunuz ama demir vücuda geçmiyor! Canan Karatay sofradaki suçluyu açıkladı]]></title>
      <link>https://sokgazetesi.com.tr/yiyorsunuz-ama-demir-vucuda-gecmiyor-canan-karatay-sofradaki-sucluyu-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sokgazetesi.com.tr/yiyorsunuz-ama-demir-vucuda-gecmiyor-canan-karatay-sofradaki-sucluyu-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Canan Karatay, kansızlık ve demir eksikliğiyle ilgili açıklamalarda bulundu. Karatay, glüten içeren gıdaların demir emilimini engellediğini savunurken, bağırsak sağlığı ve C vitamini eksikliğine de dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Canan Karatay, YouTube hesabından yayınladığı videoda kansızlığın nedenleri ve demir emilimini etkileyen faktörler hakkında değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Kansızlığın özellikle kadınlarda sık görüldüğünü belirten Karatay, adet dönemleri ve doğum sonrasındaki süreçlerin demir kaybına yol açabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“GLÜTEN DEMİRİN EMİLMESİNİ ENGELLER”</strong></h2>

<p>Karatay'ın en dikkat çeken açıklamalarından biri glütenle ilgili oldu. Kronik kansızlığın önemli nedenlerinden birinin “glüten intoleransı” olduğunu savunan Karatay, şu ifadeyi kullandı: <strong>“Glüten, vücutta ne kadar yerseniz yiyin demirin emilmesini engeller.”</strong></p>

<p>Karatay, kansızlık sorunu yaşayan kişilere ekmek, buğday ve glüten içeren gıdalardan uzak durmalarını tavsiye etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="1768549693 C Vitamini" class="detail-photo img-fluid" height="2576" src="https://sokgazetesicomtr.teimg.com/sokgazetesi-com-tr/uploads/2026/01/1768549693-c-vitamini.jpg" width="3864" /></p>

<h2><strong>C VİTAMİNİNE DİKKAT ÇEKTİ</strong></h2>

<p>Karatay, ameliyatların ardından vitamin ve mineral kayıplarının da kansızlığa neden olabileceğini söyledi. Vejetaryen ve vegan beslenen kişilerde de kansızlığın görülebildiğini belirten Karatay, C vitamini eksikliğine dikkat çekti.</p>

<p>Kansızlık durumunda hücrelere taşınan oksijenin azalabileceğini ifade eden Karatay, bunun enerji düşüklüğüne yol açabileceğini anlattı.</p>

<h2><strong>KRONİK KABIZLIK İÇİN DE UYARDI</strong></h2>

<p>Karatay'ın üzerinde durduğu bir diğer konu ise bağırsakların düzenli çalışması oldu. Kronik kabızlığın sağlık açısından önemli bir sorun olduğunu savunan Karatay, “Bağırsaklarımızın her gün saat gibi tıkır tıkır çalışmasını sağlamamız lazım” dedi.</p>

<p>Kabızlığa karşı zeytinyağı, tereyağı ve hayvansal yağların tüketilmesini öneren Karatay, yeterli su içmenin de önemli olduğunu söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ERHAN ALVEROĞLU</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://sokgazetesi.com.tr/yiyorsunuz-ama-demir-vucuda-gecmiyor-canan-karatay-sofradaki-sucluyu-acikladi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 21:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sokgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sokgazetesi-com-tr/uploads/2026/08/demet/canan.png" type="image/jpeg" length="78953"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ürologlar erkeklerin keşke bilse dediği 5 gerçeği açıkladı: Bu işaretleri görmezden gelmeyin]]></title>
      <link>https://sokgazetesi.com.tr/urologlar-erkeklerin-keske-bilse-dedigi-5-gercegi-acikladi-bu-isaretleri-gormezden-gelmeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sokgazetesi.com.tr/urologlar-erkeklerin-keske-bilse-dedigi-5-gercegi-acikladi-bu-isaretleri-gormezden-gelmeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sertleşme sorunundan sperm kalitesine, pelvik tabandan yoğun egzersize kadar erkek cinsel sağlığını etkileyen pek çok başlık var. Ürologlar, konuşmaktan çekinilen bazı sorunların kalp-damar sağlığından doğurganlığa kadar daha geniş problemlerin işareti olabileceğine dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erkeklerin cinsel sağlık konusunda yaşadığı en büyük sorunlardan biri yalnızca fiziksel şikayetler değil. Doktora başvurmayı ertelemek, soruları çevreden ya da internetten edinilen bilgilerle yanıtlamaya çalışmak da tabloyu zorlaştırabiliyor. Ürologların üzerinde durduğu noktalar ise cinsel sağlığın, vücudun genel durumundan bağımsız düşünülemeyeceğini gösteriyor.</p>

<h2><strong>SERTLEŞME SORUNU SADECE CİNSEL BİR MESELE OLMAYABİLİR</strong></h2>

<p><strong>40 yaş üzerindeki erkeklerin yaklaşık yarısı</strong> hayatının bir döneminde sertleşme sorunu yaşayabiliyor. Ancak bu durum bazı erkeklerde dolaşım sistemindeki problemlerin erken işaretlerinden biri olabiliyor.</p>

<p>Sağlıklı bir sertleşmenin gerçekleşebilmesi için yeterli kan akışı gerekiyor. Bu nedenle üroloji uzmanı <strong>Matthew Ziegelmann</strong>, penisi genel kardiyovasküler sağlığın göstergelerinden biri olarak değerlendiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hollanda'da 50-75 yaş aralığındaki <strong>1.248 erkeğin</strong> incelendiği araştırmada da sertleşme sorunu yaşayan erkeklerin takip eden altı yıldaki kalp krizi veya felç riskinin <strong>en az yüzde 60 daha yüksek</strong> olduğu görüldü. Fiziksel uyarılmada yaşanan güçlük, Tip 2 diyabet veya yüksek kolesterol gibi sorunlarla da bağlantılı olabiliyor.</p>

<h2><strong>PELVİK TABAN KASLARINDA DENGE ÖNEMLİ</strong></h2>

<p>Pelvik taban kasları mesane, bağırsaklar ve cinsel organların desteklenmesinde önemli rol oynuyor. Bu kasların doğru şekilde güçlendirilmesi mesane kontrolüne yardımcı olurken, prostat ameliyatı sonrasında görülen idrar kaçırma ve bazı erken boşalma vakalarında da fayda sağlayabiliyor.</p>

<p>Ancak mesele yalnızca kasları güçlendirmek değil. <strong>Pelvik tabanın aşırı gergin olması da cinsel ilişki sırasında ağrı, sertleşme problemi ve mesane ya da bağırsağı tam boşaltamama gibi sorunlara yol açabiliyor.</strong></p>

<p>Kalça, kaba et ve arka bacak kaslarının hafifçe esnetilmesi ile diyaframdan nefes alma çalışmaları, pelvik tabanın gevşemesine yardımcı olabilecek yöntemler arasında gösteriliyor.</p>

<h2><strong>ERKEKLERDE DE YAŞ SPERM KALİTESİNİ ETKİLİYOR</strong></h2>

<p>Doğurganlık söz konusu olduğunda yaş faktörü çoğunlukla kadınlar üzerinden konuşulsa da erkekler için de benzer bir gerçek söz konusu.</p>

<p>Üreme alanında çalışan bilim insanı <strong>Michael Carroll</strong>, bir erkeğin ereksiyon yaşayabilmesi ve boşalabilmesinin doğurganlığının aynı düzeyde devam ettiği anlamına gelmediğini vurguluyor.</p>

<p>Sperm kalitesi yaş ilerledikçe düşebiliyor; spermin hareket kabiliyeti azalabiliyor ve taşıdığı DNA'daki hasar artabiliyor. Bir araştırmada, <strong>babanın 45 yaşın üzerinde olduğu gebeliklerde düşük riskinin, babanın 20'li yaşlarının sonunda olduğu gebeliklere kıyasla yüzde 43 daha yüksek olduğu</strong> görüldü.</p>

<p>Bu nedenle uzmanlar, aile planlamasında erkeğin yaşının da hesaba katılması gerektiğinin altını çiziyor.</p>

<h2><strong>BEL ÇEVRESİNDEKİ ARTIŞ SPERMİ DE ETKİLEYEBİLİYOR</strong></h2>

<p>Sigara, alkol ve beslenme alışkanlıkları erkeklerin cinsel işlevi ve üreme sağlığı üzerinde etkili. Özellikle aşırı yağ ve şeker içeren beslenmenin hücresel yıpranmayı artırabildiği belirtilirken, antioksidan açısından zengin <strong>Akdeniz tipi beslenme daha kaliteli spermle ilişkilendiriliyor.</strong></p>

<p>Obezite de önemli başlıklardan biri. Yağ hücrelerinin ürettiği aromataz enzimi testosteronu östrojene dönüştürüyor. Testosteronun düşmesi ise hem sertleşmeyi zorlaştırabiliyor hem de sperm üretimini yavaşlatabiliyor. Araştırmalardan birinde <strong>bel çevresindeki her 1 santimetrelik artışın sperm yoğunluğunda yaklaşık yüzde 3'lük düşüşle ilişkili olduğu</strong> görüldü. Kilo verme sürecinde ise sperm sayısının yeniden artabileceğine işaret eden çalışmalar bulunuyor.</p>

<p>Uzmanlar ayrıca testosteron eksikliğine ilişkin bir tanı bulunmadığı sürece testosteron tedavisine başvurulmaması gerektiğini vurguluyor.</p>

<h2><strong>ÇOCUK PLANLAYAN ERKEKLERE YOĞUN ANTRENMAN UYARISI</strong></h2>

<p>Düzenli egzersiz doğurganlık açısından faydalı olabilse de işin dozu değiştiğinde tablo tersine dönebiliyor. <strong>Çok yüksek yoğunluklu antrenmanların testosteron ve sperm üretimini olumsuz etkileyebileceğine</strong> ilişkin bulgular bulunuyor.</p>

<p>Özellikle uzun süreli bisiklet sürüşleri de uzmanların dikkat çektiği konular arasında. Uzun süre testis torbasına baskı uygulanması ve dar bisiklet kıyafetlerinin bölgedeki sıcaklığı artırması risk yaratabiliyor. Kısa ve hobi amaçlı bisiklet kullanımının ise aynı ölçüde sorun oluşturması beklenmiyor.</p>

<h2><strong>DOKTORA SORMAYA ÇEKİNMEK ASIL RİSKİ BÜYÜTEBİLİR</strong></h2>

<p>Erkeklerin mahrem kabul ettikleri sağlık sorunlarını konuşmaktan kaçınması, bazı hastalıkların kontrolünü geciktirebiliyor. Ürolog <strong>Juan Andino</strong>, testis kanserinde erken teşhis edildiğinde iyileşme oranının <strong>yaklaşık yüzde 98</strong> olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Penis boyutu ve şekline ilişkin kaygılar da bazı erkeklerin doktora gitmesini engelleyebiliyor. Michael Carroll, pornografik içeriklerin gerçek dışı standartlar yaratarak yetersizlik hissini besleyebildiğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Bu noktada dikkat çeken rakamlardan biri de ortalama penis uzunluğu. <strong>Sertleşmiş halde ortalama uzunluğun 13,2 santimetre olduğu</strong> belirtiliyor. Uzmanlara göre doğru bilgiye ulaşmak ve ürologla açık biçimde konuşmak, gereksiz kaygıların önüne geçmenin en önemli yollarından biri.</p>

<h3></h3></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SAFA KAAN ÖZTÜRK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://sokgazetesi.com.tr/urologlar-erkeklerin-keske-bilse-dedigi-5-gercegi-acikladi-bu-isaretleri-gormezden-gelmeyin</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 20:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sokgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sokgazetesi-com-tr/uploads/2026/08/demet/erkek.png" type="image/jpeg" length="96926"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alkolü bırakanların beyninde ne değişiyor? 6 ila 12 ay sonra ortaya çıkıyor]]></title>
      <link>https://sokgazetesi.com.tr/alkolu-birakanlarin-beyninde-ne-degisiyor-6-ila-12-ay-sonra-ortaya-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sokgazetesi.com.tr/alkolu-birakanlarin-beyninde-ne-degisiyor-6-ila-12-ay-sonra-ortaya-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alkol tüketiminin beyin yapısı üzerindeki etkilerini inceleyen araştırmalar, içkiyi bırakmanın ya da azaltmanın bazı değişimleri tersine çevirebildiğini gösteriyor. Dikkat ve hafıza gibi zihinsel becerilerde belirgin toparlanmanın 6 ila 12 ay içinde görülebildiğine ilişkin bulgular var.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Alkolün beyin üzerindeki etkisi yalnızca sarhoşlukla sınırlı kalmıyor. Uzun süreli tüketim, beynin ödül ve stres sistemlerinden gri madde hacmine kadar farklı alanlarda değişime yol açabiliyor. Ancak araştırmaların ortaya koyduğu bir başka sonuç daha var: <strong>Tüketim kesildiğinde beyin toparlanma sürecine girebiliyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>BEYİN ALKOLE UYUM SAĞLIYOR</strong></h2>

<p>McMaster Üniversitesi'nden klinik psikolog <strong>James MacKillop</strong>, beynin son derece esnek bir organ olduğuna işaret ediyor. Bu esneklik, nöroplastisite olarak adlandırılıyor ve beynin değişen koşullara uyum sağlayabilmesini ifade ediyor.</p>

<p>Alkol tüketildiğinde endorfin ve dopamin üzerinden ödül sistemi harekete geçerken, kısa vadede stres ve kaygının azalmasına neden olan süreçler de devreye giriyor. Etki geçtikten sonra ise baskılanan stres sistemi yeniden çalışmaya başlıyor.</p>

<p>Düzenli ve yoğun tüketimde beyin, vücutta sürekli alkol bulunmasına uyum sağlıyor. Zamanla ödül sisteminin alkole verdiği yanıt azalırken aynı etkiyi elde etmek için daha fazla alkol ihtiyacı doğabiliyor.</p>

<p>MacKillop bu değişimi, insanların bir noktadan sonra <strong>daha iyi hissetmek için değil, daha az kötü hissetmek için içmeye başlaması</strong> şeklinde açıklıyor.</p>

<h2><strong>GRİ MADDE HACMİNDE AZALMA SAPTANDI</strong></h2>

<p>Araştırmalarda özellikle ağır alkol tüketimi olan kişilerde algı, karar verme ve duygu kontrolünde rol oynayan ön korteksteki gri madde kaybına dikkat çekiliyor.</p>

<p><strong>2022'de 25 binden fazla kişinin incelendiği bir çalışma</strong>, haftada en az yedi kadeh içenlerin daha az tüketenlere kıyasla daha düşük gri madde hacmine sahip olduğunu gösterdi.</p>

<p>2024'te 27 nörogörüntüleme araştırmasının değerlendirildiği başka bir çalışmada ise <strong>düşük ve orta düzey alkol tüketimiyle bile beyin hacmi ve kortikal kalınlıktaki azalma arasında ilişki</strong> bulundu.</p>

<h2><strong>6 İLA 12 AY SONRA BELİRGİN DEĞİŞİM</strong></h2>

<p>Alkol bırakıldığında ise tablo değişmeye başlayabiliyor. <strong>2024'te 16 araştırmayı kapsayan bir derleme</strong>, alkol kullanım bozukluğu bulunan ve içkiyi bırakan kişilerde beynin toparlanma sürecine girdiğini ortaya koydu. Özellikle <strong>dikkat ve hafıza gibi birçok zihinsel beceride 6 ila 12 ay sonra belirgin iyileşme</strong> görülebiliyor. Araştırmalar ayrıca alkolü tamamen bırakmadan tüketimi azaltmanın da beyin korteksi hacminde artışla ilişkili olabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Beynin yüzde 100 eski haline dönüp dönemeyeceği ise henüz net değil. Bulgular, beynin zaman içinde bazı telafi mekanizmaları geliştirebildiğine ve iyileşmenin özellikle alkolden etkilenen bölgelerde başlayabildiğine işaret ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ERHAN ALVEROĞLU</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://sokgazetesi.com.tr/alkolu-birakanlarin-beyninde-ne-degisiyor-6-ila-12-ay-sonra-ortaya-cikiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 17:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sokgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sokgazetesi-com-tr/uploads/2026/08/demet/alkol.png" type="image/jpeg" length="18188"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ebola salgını tehlike çanları çalıyor: KDC'deki kriz, tarihi felaketi geride bırakıyor!]]></title>
      <link>https://sokgazetesi.com.tr/ebola-salgini-tehlike-canlari-caliyor-kdcdeki-kriz-tarihi-felaketi-geride-birakiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sokgazetesi.com.tr/ebola-salgini-tehlike-canlari-caliyor-kdcdeki-kriz-tarihi-felaketi-geride-birakiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde (KDC) Ebola salgınına ilişkin resmi olarak 4 bin 449 doğrulanmış vaka ve 2 bin 61 ölüm bildirildiğini belirterek, "Salgın, mevcut hızıyla 2014-2016 Batı Afrika Ebola salgınını geride bırakma yolunda ilerliyor." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Ebola salgını ve küresel sağlık sorunlarına ilişkin düzenlenen basın toplantısında Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki (KDC) son durumu değerlendirdi.</p>

<p>Geçen hafta KDC'yi ziyaret ederek yetkililerle bir araya geldiğini belirten Ghebreyesus, ülkenin kuzeydoğusundaki Ebola salgınına verilen yanıtı ve karşılaşılan zorlukları ele aldıklarını söyledi.</p>

<h2><strong>“2014-2016 BATI AFRİKA SALGININI GERİDE BIRAKABİLİR”</strong></h2>

<p>Ghebreyesus, KDC'de kayıtlara geçen “en büyük 2. Ebola salgınının” yaşandığını ve salgının önceki Ebola salgınlarından daha hızlı ilerlediğini belirtti.</p>

<p>Salgının mevcut hızıyla 2014-2016 Batı Afrika Ebola salgınını geride bırakma yolunda ilerlediğini ifade eden Ghebreyesus, 5 il ve 53 sağlık bölgesinde 4 bin 449 doğrulanmış vaka ile 2 bin 61 ölüm bildirildiğini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>VAKALARIN YÜZDE 90'I ITURİ'DE</strong></h2>

<p>Tüm vakaların yaklaşık yüzde 90'ının ve ölümlerin yüzde 80'inin Ituri ilinde görüldüğünü belirten Ghebreyesus, hastalığın bu bölgelerde yayılmaya devam ettiğini vurguladı.</p>

<p>Bilinen temaslılar dışındaki topluluklarda yüksek oranda ölüm vakaları görülmesinin endişe verici olduğunu belirten Ghebreyesus, bunun bilinmeyen bulaşma zincirlerinin bulunduğuna işaret ettiğini söyledi.</p>

<h2><strong>“HER BULAŞMA ZİNCİRİNİ KIRANA KADAR SALGINI DURDURAMAYIZ”</strong></h2>

<p>Ghebreyesus, Ebola'nın çoğunlukla hastaların hastalığın son evresinde bulunduğu, tedavi görmediği veya yaşamını yitirdikten sonra cenazeleriyle temas edildiği sırada bulaştığını ifade etti.</p>

<p>Erken klinik bakımın yanı sıra güvenli ve saygın defin işlemlerinin bulaşmayı durdurmak açısından kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Ghebreyesus, KDC hükümeti liderliğinde müdahalenin tüm alanlarını güçlendirdiklerini kaydetti.</p>

<h2><strong>EBOLA AŞILARI İÇİN FAZ 1 DENEMELERİ BAŞLADI</strong></h2>

<p>Ghebreyesus, Ebola virüsüne karşı özel olarak geliştirilen 2 aşının insanlar üzerinde faz 1 güvenlik denemelerine başlandığını açıkladı. Tüm ortaklarla birlikte aşılama çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti.</p>

<h2><strong>KDC'DE 15 MAYIS'TA SALGIN İLAN EDİLDİ</strong></h2>

<p>KDC'nin doğusundaki Ituri eyaletinde 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün bildirilmesinin ardından 15 Mayıs'ta ülkede Ebola salgını ilan edilmişti.</p>

<p>Sağlık yetkililerine göre mayıs ayında ortaya çıkan “Bundibugyo” Ebola varyantının onaylanmış bir tedavisi veya aşısı bulunmuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://sokgazetesi.com.tr/ebola-salgini-tehlike-canlari-caliyor-kdcdeki-kriz-tarihi-felaketi-geride-birakiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 18:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sokgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sokgazetesi-com-tr/uploads/2026/06/ebola.jpg" type="image/jpeg" length="75043"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dijital çağda vasiyet dönemi: 143 bin vatandaş e-Devlet ve e-Nabız'ı seçti!]]></title>
      <link>https://sokgazetesi.com.tr/dijital-cagda-vasiyet-donemi-143-bin-vatandas-e-devlet-ve-e-nabizi-secti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sokgazetesi.com.tr/dijital-cagda-vasiyet-donemi-143-bin-vatandas-e-devlet-ve-e-nabizi-secti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, dijital ortamda gerçekleştirilen organ bağışlarının 2 milyon 510 bin 18’e ulaştığını açıkladı. Memişoğlu, 143 bini aşkın vatandaşın dijital vasiyet oluşturduğunu belirterek organ bağışının önemine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, organ bağışı süreçlerinin e-Devlet ve e-Nabız sistemleri üzerinden dijitalleşmesiyle ulaşılan güncel verileri paylaştı.</p>

<p>Sosyal medya hesabından açıklama yapan Memişoğlu, süreçlerin dijital ortama taşınmasının vatandaşlar için büyük kolaylık sağladığını belirterek organ bağışının her geçen gün büyüyen bir iyilik hareketine dönüştüğünü ifade etti.</p>

<h2><strong>143 BİN 887 VATANDAŞ DİJİTAL VASİYET OLUŞTURDU</strong></h2>

<p>Dijitalleşme adımlarının ardından organ bağışına katılımın hızla arttığına dikkati çeken Memişoğlu, 143 bin 887 vatandaşın dijital vasiyet oluşturarak organ bağışı hareketine katıldığını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Memişoğlu, bugüne kadar 2 milyon 510 bin 18 organ ve dokunun, nakil bekleyen hastalara umut olmak üzere bağışlandığını belirtti.</p>

<h2><strong>MEMİŞOĞLU'NDAN ORGAN BAĞIŞI ÇAĞRISI</strong></h2>

<p>Nakil yapılan hastalara da değinen Memişoğlu, Zübeyde Hanım ve Özgür Bey'e sağlık ve mutluluk dolu bir ömür diledi. Memişoğlu, tüm vatandaşları organ bağışında bulunmaya davet ederek çağrısını yineledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://sokgazetesi.com.tr/dijital-cagda-vasiyet-donemi-143-bin-vatandas-e-devlet-ve-e-nabizi-secti</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 17:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sokgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sokgazetesi-com-tr/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-12-172720.png" type="image/jpeg" length="21722"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Korkutan virüs kapımıza dayandı: Komşu ülkede vaka sayısı ikiye katlandı!]]></title>
      <link>https://sokgazetesi.com.tr/korkutan-virus-kapimiza-dayandi-komsu-ulkede-vaka-sayisi-ikiye-katlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sokgazetesi.com.tr/korkutan-virus-kapimiza-dayandi-komsu-ulkede-vaka-sayisi-ikiye-katlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yunanistan'da Batı Nil virüsü vakalarında dikkat çekici artış yaşanıyor. 5 Ağustos'a kadar 65 vaka tespit edilirken, çoğunluğu 65 yaş üzerindeki 6 kişi yaşamını yitirdi. Ülke, İtalya'nın ardından Avrupa'da en fazla vaka görülen ikinci ülke olurken, uzmanlar Atina ve çevresindeki artışta nemli hava ve durgun suların sivrisineklerin çoğalmasını hızlandırdığına dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yunanistan'da Batı Nil virüsü vakalarındaki hızlı artış endişeye neden oluyor. Ülkede vaka sayısındaki yükselişte özellikle hava koşulları ve sivrisineklerin üreme ortamlarının etkili olduğu belirtiliyor.</p>

<h2><strong>ATİNA VE ÇEVRESİNDE NEM VAKA ARTIŞINI TETİKLİYOR</strong></h2>

<p>Yunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumu (EODY) Başkanı ve Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Theodoros Vasilakopulos, ülkedeki Batı Nil virüsü vakalarına ilişkin Mega TV'ye değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Virüsün 2010'dan bu yana Yunanistan'da endemik olarak görüldüğünü belirten Vasilakopulos, hastalığın enfekte yabani kuşlardan sivrisineklere, ardından da insanlara bulaştığını ifade etti.</p>

<p>Başkent Atina'nın da içinde bulunduğu Attika bölgesindeki vaka artışına dikkat çeken Vasilakopulos, yüksek nem ve durgun suların sivrisineklerin çoğalmasını kolaylaştırdığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>YOĞUN İLAÇLAMADA EKOLOJİK DENGE ENDİŞESİ</strong></h2>

<p>Sivrisineklerin tamamen ortadan kaldırılmasının ekolojik denge açısından mümkün olmadığını belirten Vasilakopulos, mücadelede çeşitli zorluklarla karşılaşıldığını aktardı.</p>

<p>Üreme döneminde yapılan yoğun ilaçlamanın diğer canlılara zarar verme riski taşıdığını ifade eden Vasilakopulos, bu nedenle sivrisinek popülasyonunun hava ve iklim koşullarından da önemli ölçüde etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Vaka tespit edilen bölgelerde özel protokol uygulandığını ve hızlı şekilde ilaçlama yapıldığını belirten Vasilakopulos, vatandaşlara özellikle akşam saatlerinde dışarı çıkarken sivrisinek kovucu kullanmaları çağrısında bulundu.</p>

<h2><strong>5 AĞUSTOS'A KADAR 65 VAKA, 6 CAN KAYBI</strong></h2>

<p>Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi verilerine göre Yunanistan, Avrupa'da İtalya'nın ardından en fazla Batı Nil virüsü vakasının görüldüğü ikinci ülke konumunda bulunuyor.</p>

<p>EODY verilerine göre yılbaşından 5 Ağustos'a kadar ülkede 65 vaka tespit edilirken, 65 yaş üstü 6 kişi hayatını kaybetti.</p>

<p>Geçen yılın aynı dönemiyle karşılaştırıldığında da artış dikkat çekiyor. Yunanistan'da geçen yıl ağustos ayına kadar 35 vaka görülürken, yıl genelinde toplam 96 vaka kaydedilmiş ve 10 kişi yaşamını yitirmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://sokgazetesi.com.tr/korkutan-virus-kapimiza-dayandi-komsu-ulkede-vaka-sayisi-ikiye-katlandi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 17:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sokgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sokgazetesi-com-tr/uploads/2026/08/virus-12.jpg" type="image/jpeg" length="79332"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz sıcaklarında kalbinizi koruyun: Gizli susuzluğa dikkat!]]></title>
      <link>https://sokgazetesi.com.tr/yaz-sicaklarinda-kalbinizi-koruyun-gizli-susuzluga-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sokgazetesi.com.tr/yaz-sicaklarinda-kalbinizi-koruyun-gizli-susuzluga-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medicana Sağlık Grubu Kardiyoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Aycan Fahri Erkan, düzenli sıvı alımı, sıcak saatlerden korunma ve uyarıcı belirtileri ciddiye almanın yaz aylarında kalp sağlığını korumada büyük önem taşıdığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Erkan, yüksek sıcaklıkların kalp üzerindeki yükü artırabileceğine dikkat çekti. Sıcak havalarda vücudun serinleyebilmek için daha fazla çalıştığını belirten Erkan, özellikle kalp ve damar hastalığı bulunan kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<h2><strong>SICAKTA VÜCUTTA SIVI KAYBI ARTIYOR</strong></h2>

<p>Erkan, vücut sıcaklığını dengelemek amacıyla damarların genişlediğini ve terlemenin arttığını belirtti. Yeterli sıvı alınmadığında ise kan hacminin azalabileceğini ifade eden Erkan, kalbin organlara yeterli kanı ulaştırabilmek için daha hızlı ve güçlü çalışmak zorunda kalabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu durumun özellikle koroner arter hastalığı, hipertansiyon, diyabet ve kalp yetersizliği bulunan kişilerde daha ciddi sonuçlara yol açabileceği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Halsizlik, baş dönmesi, çarpıntı, nefes darlığı, dikkat dağınıklığı ve koyu renkli idrar gibi belirtilerin vücudun sıvıya daha fazla ihtiyaç duyduğuna işaret edebileceğini belirten Erkan, bu şikayetlerin yalnızca sıcak havaya bağlanarak göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<h2><strong>YAŞLILAR VE KRONİK HASTALIĞI OLANLAR DAHA DİKKATLİ OLMALI</strong></h2>

<p>Sıcak havanın etkilerinin kişiden kişiye değişebildiğini belirten Erkan, bazı gruplarda sıvı kaybının daha hızlı gelişebileceğini ve bunun kalbin üzerindeki yükü artırabileceğini ifade etti.</p>

<p>65 yaş ve üzerindeki kişiler, hipertansiyon ve diyabet hastaları, koroner arter hastalığı veya kalp yetersizliği bulunanlar, idrar söktürücü ilaç kullananlar ile kronik böbrek hastalarının daha yüksek risk taşıdığına dikkat çekildi.</p>

<p>Bu kişilerin günün en sıcak saatlerinde uzun süre dışarıda kalmaması, sıvı tüketimini düzenli aralıklarla sürdürmesi ve ilaçlarını doktor tavsiyesi dışında değiştirmemesi gerektiği belirtildi.</p>

<h2><strong>SU TÜKETİMİNE DİKKAT EDİLMELİ</strong></h2>

<p>Yaz aylarında sıvı ihtiyacının kişiden kişiye değiştiğini belirten Erkan, terlemeyle birlikte mineral kaybının da yaşandığını ve bu nedenle sıvı tüketiminde dengeli davranılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aşırı şekerli ve yoğun kafein içeren içeceklerin tercih edilmemesi gerektiğini belirten Erkan, suyun temel sıvı kaynağı olması gerektiğini ifade etti. Gerektiğinde ayran veya sade maden suyunun uygun miktarlarda tüketilebileceğini aktaran Erkan, kalp yetersizliği ve böbrek hastalığı bulunanların ise günlük sıvı miktarını hekim önerisine göre belirlemesi gerektiğini kaydetti.</p>

<h2><strong>GÖĞÜS AĞRISI SICAKLARA BAĞLANMAMALI</strong></h2>

<p>Kalp krizi riskini azaltmada belirtilerin erken fark edilmesinin ve gecikmeden tıbbi değerlendirme yapılmasının önemine değinen Erkan, yaz aylarında ortaya çıkan göğüs rahatsızlıklarının doğrudan sıcak çarpması veya mide problemi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Sıcak havanın tek başına kalp krizine neden olmadığını ancak mevcut riskleri artırabileceğini belirten Erkan, özellikle fark edilmeyen sıvı kaybının kalbin iş yükünü yükseltebileceğini ifade etti.</p>

<p>Erkan, düzenli sıvı tüketimi, sıcak saatlerde korunma ve uyarıcı belirtilerin ciddiye alınmasının yaz döneminde kalp sağlığının korunması açısından önem taşıdığını vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://sokgazetesi.com.tr/yaz-sicaklarinda-kalbinizi-koruyun-gizli-susuzluga-dikkat</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 19:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sokgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sokgazetesi-com-tr/uploads/2025/06/su-icmek-getty-1956077.jpg" type="image/jpeg" length="57795"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tip 2 diyabet ve obezite tedavisinde çığır açacak karar: Yeni nesil hap İngiltere'de yeşil ışık yaktı!]]></title>
      <link>https://sokgazetesi.com.tr/tip-2-diyabet-ve-obezite-tedavisinde-cigir-acacak-karar-yeni-nesil-hap-ingilterede-yesil-isik-yakti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sokgazetesi.com.tr/tip-2-diyabet-ve-obezite-tedavisinde-cigir-acacak-karar-yeni-nesil-hap-ingilterede-yesil-isik-yakti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere İlaç ve Sağlık Ürünleri Düzenleme Kurumu (MHRA), kilo yönetimi ve tip 2 diyabet tedavisinde kullanılmak üzere orforglipron (Foundayo) adlı GLP-1 tabletine onay verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere İlaç ve Sağlık Ürünleri Düzenleme Kurumu (MHRA), kilo yönetimi ve tip 2 diyabet tedavisinde kullanılmak üzere orforglipron adlı GLP-1 tabletini onayladı. Böylece İngiltere'nin söz konusu ilacı bu iki kullanım alanı için onaylayan Avrupa'daki ilk ülke olduğu bildirildi.</p>

<h2>KİLO KONTROLÜ VE DİYABET TEDAVİSİNDE KULLANILACAK</h2>

<p>MHRA'nın açıklamasına göre orforglipron, düşük kalorili beslenme ve artırılmış fiziksel aktiviteyle birlikte, vücut kitle indeksi (BMI) 30 ve üzerindeki yetişkinlerde kilo kaybı ve kilo kontrolü amacıyla kullanılabilecek.</p>

<p>İlaç, BMI değeri 27 ile 30 arasında olan ve kilo ile bağlantılı en az bir ek sağlık sorunu bulunan yetişkinler için de kullanılabilecek. Orforglipron ayrıca yeterince kontrol altına alınamayan tip 2 diyabet hastalarında kan şekeri seviyelerinin kontrolüne yardımcı olmak amacıyla onaylandı.</p>

<h2><strong>GÜNDE BİR KEZ ALINACAK</strong></h2>

<p>Tablet formundaki orforglipronun günde bir kez kullanılacağı ve günün herhangi bir saatinde alınabileceği belirtildi. İlacın kullanımında yiyecek veya su konusunda herhangi bir kısıtlama bulunmadığı aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MHRA, orforglipronun iştahın düzenlenmesinde rol oynayan beyin bölgelerini etkilediğini, bu sayede tokluk hissinin daha uzun sürmesine ve açlık ile yeme isteğinin azalmasına yardımcı olduğunu bildirdi.</p>

<h2><strong>EN YAYGIN YAN ETKİLERİ BELLİ OLDU</strong></h2>

<p>Açıklamada, ilacın en sık görülen yan etkileri arasında bulantı, kabızlık, ishal, kusma, hazımsızlık ve karın ağrısının bulunduğu belirtildi.</p>

<p>Orforglipronun İngiltere'de kullanımına onay verildiği ancak ilacın şu aşamada Ulusal Sağlık Sistemi (NHS) kapsamında hastaların erişimine sunulmadığı kaydedildi.</p>

<h2><strong>“GÜVENLİĞİ VE ETKİNLİĞİ TİTİZ ŞEKİLDE DEĞERLENDİRİLDİ”</strong></h2>

<p>MHRA Sağlık Hizmetleri Kalitesi ve Erişiminden Sorumlu İcra Direktörü Julian Beach, değerlendirmede ilacın güvenliği, kalitesi ve etkinliğinin kapsamlı bir incelemeden geçirildiğini belirtti.</p>

<p>Beach, kurumun orforglipronu kilo yönetimi ve tip 2 diyabet tedavisinde kullanılmak üzere Avrupa'da onaylayan ilk düzenleyici kurum olmasından memnuniyet duyduklarını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://sokgazetesi.com.tr/tip-2-diyabet-ve-obezite-tedavisinde-cigir-acacak-karar-yeni-nesil-hap-ingilterede-yesil-isik-yakti</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 17:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sokgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sokgazetesi-com-tr/uploads/2024/12/kilo-10.jpg" type="image/jpeg" length="61890"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mavi sularda sağlık eli: 44 bin 476 hasta güvenle nakledildi]]></title>
      <link>https://sokgazetesi.com.tr/mavi-sularda-saglik-eli-44-bin-476-hasta-guvenle-nakledildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sokgazetesi.com.tr/mavi-sularda-saglik-eli-44-bin-476-hasta-guvenle-nakledildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 6 deniz ambulansıyla bugüne kadar 44 bin 476 hastanın naklini gerçekleştirdiklerini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Memişoğlu, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, "Rotamız hep şifa. 6 deniz ambulansımızla bugüne kadar 44 bin 476 hastamızın naklini gerçekleştirdik. Denizde, karada, havada. Sağlık için fedakarca görev yapan tüm sağlık ekiplerimize teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Memişoğlu, paylaşımında, deniz ambulanslarının sağlık hizmeti sunduğu anlara ilişkin görüntülere de yer verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://sokgazetesi.com.tr/mavi-sularda-saglik-eli-44-bin-476-hasta-guvenle-nakledildi</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 20:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sokgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sokgazetesi-com-tr/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-09-202005.png" type="image/jpeg" length="35405"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tam uyuyacaksınız, beyniniz mesaiye mi başlıyor? Yatmadan önce 10 dakikanızı buna ayırın]]></title>
      <link>https://sokgazetesi.com.tr/tam-uyuyacaksiniz-beyniniz-mesaiye-mi-basliyor-yatmadan-once-10-dakikanizi-buna-ayirin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sokgazetesi.com.tr/tam-uyuyacaksiniz-beyniniz-mesaiye-mi-basliyor-yatmadan-once-10-dakikanizi-buna-ayirin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yorgunluktan gözleriniz kapanıyor ama başınızı yastığa koyduğunuz anda düşünceler sıraya mı giriyor? “Beyin boşaltma” tekniği, yatmadan önce zihni meşgul eden işleri ve düşünceleri kağıda aktarmaya dayanıyor. 2018'de yapılan bir araştırma da özellikle ertesi gün yapılacakları yazmanın uykuya daha hızlı geçişle bağlantılı olabileceğini gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günün koşturmacası bitse bile zihin aynı hızda çalışmayı sürdürebiliyor. Geçmiş konuşmalar, yarının işleri, unutulmaması gerekenler derken uyku bir türlü gelmeyebiliyor.</p>

<p>Uyku araştırmalarında <strong>“bilişsel hiperuyarılma”</strong> olarak tanımlanan bu durumda beden dinlenmeye hazırken zihinsel hareketlilik devam ediyor. Basit bir kağıt-kalem uygulaması ise bu döngüyü hafifletmeye yardımcı olabilir.</p>

<h2><strong>UYUMADAN 5-10 DAKİKA ÖNCE KAĞIDI KALEMİ ALIN</strong></h2>

<p>İngilizcede “brain dump” olarak bilinen <strong>beyin boşaltma tekniğinin</strong> mantığı oldukça basit. Yatmadan 5-10 dakika önce ertesi gün yapılacak işler, unutulmaması gerekenler ve zihni meşgul eden konular kağıda yazılıyor. Burada amaç sorunları çözmek ya da kusursuz bir yapılacaklar listesi hazırlamak değil. <strong>Zihnin “Bunu unutmamalıyım” döngüsünden çıkmasına yardımcı olmak.</strong></p>

<p>Baylor Üniversitesi'nde 2018'de yapılan ve Journal of Experimental Psychology: General'da yayımlanan araştırmada da yatmadan önce ertesi gün yapılacak işleri listeleyen kişilerin <strong>daha hızlı uykuya daldığı</strong> görüldü.</p>

<h2><strong>KAYGI UYUTMUYORSA ENDİŞE ZAMANI</strong></h2>

<p>Zihni meşgul eden asıl mesele kaygılarsa farklı bir yöntem de uygulanabiliyor. Gün içinde yaklaşık <strong>15 dakikalık bir “endişe zamanı”</strong> ayırarak rahatsızlık veren düşünceleri yazmak ve üzerinde düşünmek, bunların gece tekrar ortaya çıkmasını azaltmaya yardımcı olabilir.</p>

<p>Akşam saatlerinde sürekli mesajlara, iş e-postalarına ve sosyal medyaya dönmek ise zihinsel uyarılmayı artırabilir. Bildirimleri kapatmak, ertesi günün işlerini not etmek, derin nefes ve kas gevşetme tekniklerinden yararlanmak uyku öncesinde bir kapanış rutini oluşturabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beyin boşaltma yöntemi herkeste aynı etkiyi göstermeyebilir. <strong>Uykusuzluğun uzun süredir devam etmesi veya günlük yaşamı etkilemesi halinde uzman desteği alınması öneriliyor.</strong></p>

<h3></h3></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ERHAN ALVEROĞLU</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://sokgazetesi.com.tr/tam-uyuyacaksiniz-beyniniz-mesaiye-mi-basliyor-yatmadan-once-10-dakikanizi-buna-ayirin</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sokgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sokgazetesi-com-tr/uploads/2026/08/demet/u-y-k-u.png" type="image/jpeg" length="49232"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanı Memişoğlu'ndan Tekirdağ'a dev yatırım müjdesi: Ergene hastanesi açılıyor, yenileri geliyor!]]></title>
      <link>https://sokgazetesi.com.tr/saglik-bakani-memisoglundan-tekirdaga-dev-yatirim-mujdesi-ergene-hastanesi-aciliyor-yenileri-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sokgazetesi.com.tr/saglik-bakani-memisoglundan-tekirdaga-dev-yatirim-mujdesi-ergene-hastanesi-aciliyor-yenileri-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu," Ergene'deki hastaneyi birkaç hafta içinde insanlarımızın hizmetine sunacağız. Tekirdağ'ın eski hastanesinin olduğu yere 100 yataklı bir devlet hastanesi yapacağız. Aynı zamanda Çorlu'da 250 yataklı ek bina yapacağız." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Tekirdağ'da Kapaklı Devlet Hastanesi Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin sağlık alanında son 25 yılda önemli yatırımlar gerçekleştirdiğini belirtti. Türkiye genelinde 271 bin hasta yatağı bulunduğunu söyleyen Memişoğlu, 1,5 milyon sağlık çalışanıyla her gün yaklaşık 3 milyon kişiye sağlık hizmeti sunulduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>TÜRKİYE SAĞLIKTA DÜNYAYA ÖRNEK OLUYOR</strong></h2>

<p>Memişoğlu, şehir hastaneleri, koruyucu hekimlik ve aşılama programlarıyla Türkiye'nin güçlü bir sağlık altyapısına kavuştuğunu belirtti. Türkiye'nin artık yalnızca sağlık hizmeti sunan değil, sağlık teknolojileri üreten bir ülke konumuna geldiğini vurgulayan Memişoğlu, yerli biyolojik tedavi ve sağlık teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydetti.</p>

<h2><strong>TEKİRDAĞ'A YENİ HASTANE YATIRIMLARI</strong></h2>

<p>Tekirdağ'daki sağlık yatırımlarının devam edeceğini açıklayan Memişoğlu, Ergene Devlet Hastanesi'nin birkaç hafta içinde hizmete açılacağını duyurdu. Bakan Memişoğlu, Tekirdağ'ın eski hastanesinin bulunduğu alana 100 yataklı devlet hastanesi, Çorlu'ya ise 250 yataklı ek bina yapılacağını açıkladı.</p>

<h2><strong>KAPAKLI DEVLET HASTANESİ HİZMETE AÇILDI</strong></h2>

<p>Kapaklı Devlet Hastanesi'nin 115 yatak kapasitesine sahip olduğunu belirten Memişoğlu, hastanede 38 poliklinik, 5 tam donanımlı ameliyathane ve 247 araçlık otopark bulunduğunu söyledi. Hastanenin bölgenin önemli sağlık merkezlerinden biri olacağını ifade etti.</p>

<h2><strong>ŞEHİR HASTANELERİNDE YENİ HEDEFLER</strong></h2>

<p>Türkiye genelinde 27 şehir hastanesinin 39 bin yatak kapasitesiyle hizmet verdiğini aktaran Memişoğlu, Samsun Şehir Hastanesi'nde hasta kabulünün başladığını, Ordu Şehir Hastanesi'nin ise birkaç hafta içinde hizmete gireceğini bildirdi. Trabzon, Şanlıurfa ve Sakarya şehir hastanelerinin yanı sıra Rize, Diyarbakır ve Mardin'deki projelerin de önümüzdeki dönemde tamamlanmasının planlandığını kaydetti.</p>

<h2><strong>"SAĞLIKLI KALMAK İÇİN DE ÇALIŞIYORUZ"</strong></h2>

<p>Koruyucu sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çeken Memişoğlu, vatandaşlara fazla kilo, hareketsizlik ve tütün kullanımıyla mücadele çağrısında bulundu. Aile sağlığı merkezleri ve sağlıklı hayat merkezlerinden yararlanılmasını isteyen Memişoğlu, sağlık yatırımlarının devam edeceğini belirtti.</p>

<p>Konuşmaların ardından Memişoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve beraberindeki protokol üyeleriyle Kapaklı Devlet Hastanesi'nin açılışını gerçekleştirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://sokgazetesi.com.tr/saglik-bakani-memisoglundan-tekirdaga-dev-yatirim-mujdesi-ergene-hastanesi-aciliyor-yenileri-geliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 21:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sokgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sokgazetesi-com-tr/uploads/2025/09/saglik-bakan.jpg" type="image/jpeg" length="51536"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı açıkladı: On binlerce vatandaş bu tedaviden yararlandı!]]></title>
      <link>https://sokgazetesi.com.tr/saglik-bakanligi-acikladi-on-binlerce-vatandas-bu-tedaviden-yararlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sokgazetesi.com.tr/saglik-bakanligi-acikladi-on-binlerce-vatandas-bu-tedaviden-yararlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, bu yılın ilk altı ayında 1311'i acil, 8 bin 782'si diğer endikasyonlar kapsamında olmak üzere 10 bin 93 hastanın hiperbarik oksijen tedavisinden (HBOT) yararlandığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, hiperbarik oksijen tedavisi (HBOT) uygulamalarına ilişkin güncel bilgileri paylaştı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, özel olarak tasarlanmış basınç odalarında uygulanan HBOT'un, yüzde 100 oksijen solunması esasına dayanan bir tedavi yöntemi olduğu belirtildi.</p>

<p>Tedaviyle dokulara ulaşan oksijen miktarının artırıldığı, böylece iyileşme sürecinin desteklendiği ve birçok hastalık ile yaralanmada etkili sonuçlar alındığı ifade edildi.</p>

<h2><strong>BİRÇOK HASTALIĞIN TEDAVİSİNDE KULLANILIYOR</strong></h2>

<p>Bakanlık açıklamasında, hiperbarik oksijen tedavisinin dekompresyon hastalığı (vurgun), hava ve gaz embolisi, karbonmonoksit zehirlenmesi, gazlı kangren, ezilme yaralanmaları, termal yanıklar, ani işitme kaybı ve ani görme kaybı gibi birçok durumda başarıyla uygulandığı bildirildi.</p>

<p>Ayrıca diyabetik yaralar, cerrahi yaralar, dolaşım bozukluğuna bağlı yaralar ve bası yaralarının tedavisinde de HBOT yönteminden yararlanıldığı kaydedildi.</p>

<h2><strong>2025'TE YAKLAŞIK 18 BİN HASTA TEDAVİ ALDI</strong></h2>

<p>Bakanlık, hiperbarik oksijen tedavisi hizmetlerinin uzman sağlık ekipleri tarafından, modern tıbbi altyapı ve güvenli tedavi standartları kapsamında sunulduğunu belirtti.</p>

<p>Açıklamada, 2025 yılında Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesislerinde 17 bin 983 hastaya hiperbarik oksijen tedavisi uygulandığı bildirildi. Bu hastaların 1790'ının acil, 16 bin 193'ünün ise diğer endikasyonlar kapsamında tedavi aldığı aktarıldı.</p>

<p>2026'nın ilk 6 ayında ise 1311'i acil, 8 bin 782'si diğer nedenlerle olmak üzere toplam 10 bin 93 hastanın HBOT'tan yararlandığı açıklandı.</p>

<h2><strong>OKSİJEN DESTEĞİ İYİLEŞME SÜRECİNİ HIZLANDIRIYOR</strong></h2>

<p>Hiperbarik oksijen tedavisinde hastaların yüksek basınç altında yüzde 100 oksijen soluduğu belirtilirken, bu yöntem sayesinde kandaki oksijen miktarının önemli ölçüde arttığı ifade edildi.</p>

<p>Bakanlık açıklamasında, artan oksijen desteğinin yetersiz oksijenlenen dokuların iyileşmesine katkı sağladığı, yara iyileşmesini hızlandırdığı ve enfeksiyonlarla mücadeleyi desteklediği vurgulandı.</p>

<h2><strong>TEDAVİ HİZMETLERİ ÜLKE GENELİNDE YAYGINLAŞTIRILIYOR</strong></h2>

<p>Uygun hastalarda doku hasarının azaltılmasına, iyileşme sürecinin hızlandırılmasına ve komplikasyon riskinin düşürülmesine yardımcı olan HBOT'un, hastaların yaşam kalitesine katkı sağladığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık Bakanlığı, hiperbarik oksijen tedavisi hizmetlerini ülke genelinde yaygınlaştırmaya ve uygun endikasyona sahip hastaların bu tedaviye erişimini artırmaya yönelik çalışmalarını sürdüreceğini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://sokgazetesi.com.tr/saglik-bakanligi-acikladi-on-binlerce-vatandas-bu-tedaviden-yararlandi</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 20:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sokgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sokgazetesi-com-tr/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-06-202524.png" type="image/jpeg" length="24583"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tıp dünyasında ezber bozan keşif! Viagra kanser hücrelerini resmen savunmasız bırakıyor!]]></title>
      <link>https://sokgazetesi.com.tr/tip-dunyasinda-ezber-bozan-kesif-viagra-kanser-hucrelerini-resmen-savunmasiz-birakiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sokgazetesi.com.tr/tip-dunyasinda-ezber-bozan-kesif-viagra-kanser-hucrelerini-resmen-savunmasiz-birakiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'de yayımlanan yeni bir araştırma, Viagra'nın etken maddesi sildenafilin kanserin yayılmasını sınırlayabilecek özellikler taşıyabileceğini ortaya koydu. Bulguların yeni tedavi çalışmaları için umut verici olduğu belirtilirken, ilacın bu amaçla kullanımı için henüz kesin bir sonuç bulunmuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ereksiyon bozukluğu tedavisinde uzun yıllardır kullanılan <strong>Viagra</strong>, bu kez kanser araştırmalarıyla gündeme geldi. ABD Kanser Araştırmaları Derneği tarafından yayımlanan çalışmada, ilacın etken maddesi <strong>sildenafil</strong> üzerinde dikkat çeken bulgular elde edildi.</p>

<h2><strong>KANSERİN YAYILMASINI SINIRLAYABİLİR</strong></h2>

<p>İsrail'deki <strong>Weizmann Bilim Enstitüsü</strong> tarafından yürütülen araştırmada, <strong>PDE5 inhibitörü sildenafilin</strong> kanserin yayılmasını ve yeni tümör oluşumunu sınırlayabilecek özellikler taşıdığı belirlendi.</p>

<p>Araştırmacılar, sildenafilin kolesterol miktarını azaltan etkisinin, kanser hücrelerini daha savunmasız hale getirebileceğini değerlendirdi.</p>

<h2><strong>YENİ TEDAVİLER İÇİN UMUT OLABİLİR</strong></h2>

<p>Bilim insanları, kanser hücrelerinin kolesterol seviyesindeki düşüşe karşı hassas olduğuna dikkat çekerek, bu mekanizmanın gelecekte geliştirilecek tedavilere katkı sağlayabileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırma sonuçları, <strong>ABD Kanser Araştırmaları Derneği</strong> tarafından yayımlandı. Ancak mevcut bulgular, <strong>Viagra'nın kanser tedavisinde kullanılabileceği anlamına gelmiyor</strong>. Konuyla ilgili daha kapsamlı klinik çalışmaların yapılması gerektiği vurgulanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ERHAN ALVEROĞLU</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://sokgazetesi.com.tr/tip-dunyasinda-ezber-bozan-kesif-viagra-kanser-hucrelerini-resmen-savunmasiz-birakiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 16:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sokgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sokgazetesi-com-tr/uploads/2026/08/demet/saglik-2.png" type="image/jpeg" length="71546"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tetkik sonuçlarını beklemeden eve giden hasta hafızasını kaybetti!]]></title>
      <link>https://sokgazetesi.com.tr/tetkik-sonuclarini-beklemeden-eve-giden-hasta-hafizasini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sokgazetesi.com.tr/tetkik-sonuclarini-beklemeden-eve-giden-hasta-hafizasini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'de yaşanan olayda hastanede yapılan tetkik sonuçlarını beklemeyen ve hastaneden erkenden ayrılan gencin beyin kanaması geçirdiği öğrenildi. Hastane görevlileri alarma geçerken, devreye polis de girdi ve söz konusu hasta evinde hafızasını kaybetmiş bir şekilde bulundu. S.Ş isimli genç sonrasında tedaviye alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir'de başına aldığı darbenin ardından hastaneye kaldırılan bir genç, tetkik sonuçlarını beklemeden taburcu olmadan hastaneden ayrıldı. Yapılan incelemelerde beyin kanaması geçirdiği belirlenen genç için ekipler alarma geçti.</p>

<p>Olay, Odunpazarı ilçesi İstiklal Mahallesi Porsuk Bulvarı'nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, S.Ş. isimli genç yürüdüğü sırada dengesini kaybederek yere düştü. Çevredekilerin ihbarı üzerine hastaneye kaldırılan gencin başına aldığı darbe nedeniyle çeşitli tetkikleri yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>SONUÇLARI BEKLEMEDEN HASTANEDEN AYRILDI</strong></h2>

<p>Tedavi süreci devam ederken S.Ş., tetkik sonuçlarını beklemeden kimseye haber vermeden hastaneden ayrılarak evine gitti.</p>

<p>Tetkik sonuçlarının çıkmasının ardından sağlık ekipleri, gencin beyin kanaması geçirdiğini belirledi. Bunun üzerine hastanede bulunamayan hastaya ulaşmak için polis ekiplerinden yardım istendi.</p>

<h2><strong>EVİNDE HAFIZASINI KAYBETMİŞ HALDE BULUNDU</strong></h2>

<p>Polis ve sağlık ekiplerinin çalışması sonucu S.Ş., evinde hafızasını kaybetmiş halde bulundu. İlk müdahalesi yapılan genç yeniden hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.</p>

<p>Yetkililer, baş travması yaşayan kişilerin tetkik sonuçlarını beklemeden hastaneden ayrılmaması gerektiğini vurgulayarak, benzer durumların hayati risk oluşturabileceğine dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Elif Aksu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://sokgazetesi.com.tr/tetkik-sonuclarini-beklemeden-eve-giden-hasta-hafizasini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sokgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sokgazetesi-com-tr/uploads/2026/08/ambulans-1.jpg" type="image/jpeg" length="91022"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
