Bir dönem arkadaş olan Türk sinemasının iki önemli yönetmeni Nuri Bilge Ceylan ile Zeki Demirkubuz'un uzun yıllardır görüşmediği biliniyor. Kulislerde bu küslüğün nedenine ilişkin farklı söylentiler yer alırken, Zeki Demirkubuz geçen aylarda Nuri Bilge Ceylan ile arasındaki soğukluk hakkında konuştu.
Demirkubuz, Ceylan'ın Kış Uykusu filminde kendisine gönderme yaptığı sahne için, "B*k gibi sahneydi, daha iyi çeksin" dedi.
"AÇ KALSAM EKMEK PARASI İSTEYECEĞİM BİRİ DEĞİLDİ"
Demirkubuz, 2006 yılında Kader adlı filminin Antalya Film Festivali’nde En İyi Film ödülünü aldığı törende Nuri Bilge Ceylan’ın bayıldığını hatırlatarak şöyle konuştu: "Hiçbir zaman söylendiği gibi çok yakın arkadaş değildik. Aç kalsam ekmek parası isteyeceğim biri değildi. Ama işte Semih Kaplanoğlu gibi ya da başka arkadaşlar gibi görüştüğüm bir arkadaştı. Ama ben midem bulanınca uzaklaştım ama ilişkimiz kopmadı."
"İklimler’in kurgusu sırasında çok çiğ bir hareket yaptı. O onu çekti, ben Kader’i çektim" diyen Demirkubuz, şunları anlattı:
"O sene kader ağlarını Antalya Film Festivali’nde ördü; En İyi Film ödülünü 300 bin liraya çıkardılar. 230 bin dolar. Dünyada eşi yok. Ödül töreninin açıklanacağı gün otelin lobisinde otururken bu geldi, böyle havalı havalı gevrek gevrek… Jüride de Cannes’dan bir lavuk var, bunun bir arkadaşı. Hatta orada bunun esprisi oldu, herhalde sinyal aldı bu ondan keyfi yerinde diye. Benimle de konuşuyor, geldi masamıza oturdu, sohbet ettik.
Aynı akşam bunlar geldi yapımcısı, karısı, kendisi, tören sırasında önümüze oturdular, hiç konuşmadılar benimle… Ebru iki gün önce Kader’i izleyince allak bullak olduğunu söyledi, aramız iyiydi. Neyse geldiler, konuşmuyor. Arkasından seslendim de, bakmadı bile. Neyse vardır bir derdi dedim. İki tane ödül aldı, çıktı acayip küskün falan. Sonra her şeyin üstüne yemin ediyorum bir tane bile Kader’e şey yok… Bizim zaten bir beklentimiz de kalmadı. Tam böyle en iyi film ödülü açıklanmadan önce bu pat bayıldı. Gitti kaldırdılar, hatta ben de yardım etmeye çalıştım."
"BİR TANE TOKAT ATMAK İSTEDİM"
"Törenden sonra ‘iyi misin’ demek için aradım. Konuşmak istemedi ve o günden itibaren konuşmadı" diyen Demirkubuz, şöyle devam etti: "İki gün sonra Mis Sokak'ta yüz yüze geldik, 'İyi misin' dedim. Yüzünü çevirdi. Bir tane tokat atmak istedim."
Nuri Bilge Ceylan’ın kendisiyle neden konuşmadığını bilmediğini belirten Demirkubuz “Çok yakınındaki bir akrabasına sordum. Cannes Film Festivali aleyhinde konuştuğum için benimle konuşmadığını söyledi. Cannes Film Festivali'nin muhtarı mısın, nesin sen? Sana ne” şeklinde konuştu.
Demirkubuz, Nuri Bilge Ceylan için “Susacak, dişini sıkacak ve bir daha tek kelime etmeyecek. Ederse, Youtube kanalı açarım, her gün düzenli yayın yaparım. Bu ülkenin en sevdiği şey unutmaktır. Her yaptığımız yanımıza kar kalmıyor. Biraz düşüneceksin" ifadesini kullandı.
"AŞAĞILANAN BEN OLDUM"
Nuri Bilge Ceylan'ın 2014'te Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye kazandığı "Kış Uykusu" filminin kitabı geçtiğimiz günlerde yayımlandı.
Ceylan, kitapta "Üç Maymun" filmini Zeki Demirkubuz'un senaryosundan intihalle çektiği iddiasına yanıt vermişti. Zeki Demirkubuz'un gerçeği bildiğini belirten yönetmen, "Öyle bir şey yok ama nedense öyle bir şey varmış gibi bir izlenim yaratmayı tercih ediyor. Bence çok ayıp ediyor. Bunca yıl arkadaşlık ettik, birbirimize ne yardımlar ettik sonuçta" ifadelerini kullanmıştı.
Ceylan konuyla ilgili değerlendirmesini "Yıllar sonra yaptığı bir söyleşide 'Üç Maymun' filmini seyretmediğini de söylemiş üstelik. İnsan izlemediğini iddia ettiği bir film için nasıl böyle şeyler ima eder? Bilmiyorum. Evet, aşağılanan ben oldum belki burada ama aşağılık olan kesinlikle ben değilim" sözleriyle bitirmişti.
"İMA ETMEM, ÇAT ÇAT SÖYLERİM”
Demirkubuz dün akşamki programda, Nuri Bilge Ceylan’ın bu sözlerine “Üç Maymun'u izlemedim. Adilik yapmasın. Çünkü ben ima etmem, bir şey varsa çat çat söylerim” sözleriyle cevap verdi.
NURİ BİLGE'DEN YANIT
Nuri Bilge Ceylan, Demir kubuz'un ses getiren açıklamaları sonrası üç yıllık X (Twitter) orucunu bozdu ve ilk mesajını Demirkubuz'a yanıt niyetiyle attı: "Ne söylerse söylesin cevap vermeyeyim diyordum, ama bu üslup karşısında ne yazık ki bu artık mümkün değil. Kendine şimdiden bir YouTube kanalı açarsa iyi eder. Yakında..."
Sonrasında ise Nuri Bile Ceylan X'te yaptığı açıklamada; "Bir algı oluşturmaya yönelik hiçbir kanıtı olmayan bir sürü hayal ürünü iddiayla uğraşmak kolay değilmiş. Ama 2006 yılında Antalya’daki törene 40 derece ateşle geldiğimi, sağlık nedeniyle bayıldığımı bildiğin ve o dönemde bunu bütün gazeteler yazdığı halde hala öyle şeyler söyleyebilmen inanılmaz. Her zaman yaptığın gibi 'madem böyle bir algı oluşmuş, öyleyse bundan yararlanayım' şeklinde düşünüyorsun. Tıpkı filmi bile seyretmeden yaptığın suçlamalar gibi. O senaryonun üzerinde sadece benim değil üç kişinin aylar süren alın teri ve emeği var. Birkaç kişi şöyle dedi böyle dedi diye seyretmek zahmetine bile katlanmadan bir filme kara çalmak, ona emek veren insanların onuruyla oynamak bu kadar kolay olmamalı. 2008 Altın Portakal’da Baba filmini izlemediğimi söylediğimi, bunu TV’de seyrettiğini belirtmişsin.
Bu doğru değil. Baba filmini seyrettiğimi ve çok sevdiğimi daha dünya prömiyeri sonrasında Cannes’daki basın toplantısında söyledim. Soruyu da Atilla Dorsay sormuştu hatta. Cannes sitesinde podcastini bulabilirsin. Filmlerimin hiçbirinde hiçbir şekilde sana yapılmış bir gönderme yok. Filmlerimi böyle şeylerle kirletmek istemem. Ama yine de Kış Uykusu filminde Nihal’in Aydın’a söylediği küçük bir repliğin senin de içinde olduğun belli bir tipolojiyi iyi tarif ettiğini düşündüğümü inkar edemem. 'Vicdan, ahlak, ideal, ilkeli olma, yaşamın amacı… bu sözler ağzından hiç eksilmedi. Birini küçük düşürmek, incitmek, karalamak istediğin zaman hep böyle sözler söylersin. Ama bence, bir insan bu kelimeleri bu kadar fazla kullanıyorsa esas ondan şüphe etmek lazım…' Daha birçok şey yazdım, sildim, vazgeçtim.
"SENİ KENDİ GERÇEKLİĞİNDE BAŞBAŞA BIRAKIYORUM"
"Bir insanın karakteri onun yazgısıdır" demiş Herakleitos. Yapacak bir şey yok. Kendimin ve çevremdeki insanların huzurunu daha fazla kaçırmayacağım. Ve bundan sonra da bir şey yazmayacağım. Böyle bir gereklilik doğarsa da buna mahkeme yoluyla devam ederim. Seni kendi gerçeğinle başbaşa bırakıyorum. Gördüğüm kadarıyla bu ceza sana zaten yetiyor. Herkese kavgasız dövüşsüz bir yeni yıl dilerim."
Zeki Demirkubuz'un Ceylan'a henüz bir cevap vermedi. Son olarak ise Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) tarafından düzenlenen 56'ıncı SİYAD Türkiye Sineması Ödülleri'nin kazananları açıklandı. Nuri Bilge Ceylan imzalı Kuru Otlar Üstüne 9 ödül kazanarak geceye damga vurdu. Zeki Demirkubuz’un yönettiği Hayat filminden Cem Davran ise Yardımcı Rolde En İyi Erkek Oyuncu ödülünün sahibi oldu.
56'ncı SİYAD Ödülleri'ni kazananlar şöyle:
- En İyi Film: Kuru Otlar Üstüne - Nuri Bilge Ceylan
- En İyi Yönetmen: Kuru Otlar Üstüne - Nuri Bilge Ceylan
- En İyi Senaryo: Kuru Otlar Üstüne - Nuri Bilge Ceylan / Ebru Ceylan / Akın Aksu
- En İyi Erkek Oyuncu: Kuru Otlar Üstüne - Deniz Celiloğlu
- En İyi Kadın Oyuncu: Kuru Otlar Üstüne - Merve Dizdar
- En İyi Kurgu: Kuru Otlar Üstüne - Oğuz Atabaş / Nuri Bilge Ceylan
- En İyi Görüntü Yönetmeni: Kuru Otlar Üstüne - Cevahir Şahin / Kürşat Üresin
- Yardımcı Rolde En İyi Erkek Oyuncu: Hayat - Cem Davran
- Yardımcı Rolde En İyi Kadın Oyuncu: Kuru Otlar Üstüne - Ece Bağcı
- En İyi Müzik: Karanlık Gece - Cansun Küçüktürk
- En İyi Sanat Yönetimi: Kuru Otlar Üstüne - Meral Aktan
- En İyi Uzun Metraj Belgesel: Kavur - Fırat Özeler
- En İyi Kısa Belgesel: 8 Mart 2020 Bir Günce - Fırat Yücel
- En İyi Kısa Film: Avrupa Fatihi - Onur Yağız
- Ahmet Uluçay Umut Ödülü: Çilingir Sofrası - Ali Kemal Güven
- Dijital Platformlarda Gösterilen En iyi Uluslarası Film: Güneş Sonrası - Charlotte Wells
- Sinemalarda Gösterime Giren En İyi Uluslararası Film: Bir Düşüşün Anatomisi - Justine Triet
- Dijital Platformlarda Gösterilen En İyi Yerli Film Ödülü: Ayna Ayna - Belmin Söylemez
- Giovanni Scognamillo Fantastik Film Ödülü: Aç Karnına Çıkmayalım - Yiğit Hepsev