Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Levent Öztürk, AA muhabirine verdiği demeçte, sıcak ve nemli hava koşullarının uyku kalitesini olumsuz yönde etkilediğini belirtti.
Gün boyunca başlayan yüksek sıcaklığın gece saatlerine kadar devam ettiğine dikkat çeken Öztürk, bu durumun uykuya dalma sürecini zorlaştırdığını vurguladı.
Öztürk, uyku odasının ideal sıcaklığının 19-20 derece arasında olması gerektiğini belirterek, rahat bir uyku için serin bir ortamda ve hafif bir örtüyle yatmanın öneriler arasında olduğunu paylaştı.
"Hayatı kısıtlayan durumlar ortaya çıkıyor"
Artan sıcaklığın son dönemlerde, pencerelerin açık tutularak uyumaya neden olduğunu ve bu alışkanlığın bazı rahatsızlıklara yol açabileceğini ifade eden Prof. Dr. Öztürk, aşağıdaki açıklamalarda bulundu:
"Sıcaklık artışıyla birlikte geceleri ortam sıcaklığı genellikle 30 derece civarına çıkıyor. Klima kullanmayan insanlar, gece uyumakta zorluk çekiyor ve bu yüzden pencereleri açıyoruz. Ancak sabah saatlerinde sıcaklık düştüğünde, pencereler açık uyumak, kas spazmlarına ve ağrılara neden olan boyun, omuz ve bel tutulmalarına yol açabiliyor. Vücut terlemişken rüzgarla birlikte soğuk hava girdiğinde, kas spazmları meydana gelebiliyor. Bu da sabah kalktığımızda boyun ve bel ağrıları yaşanmasına sebep olabiliyor. Bu tür ağrılar hayatımızı kısıtlayabiliyor."
Prof. Dr. Öztürk, daha iyi bir uyku deneyimi için alınabilecek bazı önlemleri paylaştı.
Uyku alanındaki sıcaklığın düşürülmesinin önemli olduğunu vurgulayan Öztürk, şu önerilerde bulundu:
"Eğer odada bir iklimlendirme sistemi yoksa, kullanılan çarşafı plastik bir poşete koyarak birkaç dakika soğutmak faydalı olabilir. Boş parfüm veya sprey şişeleri, yatmadan önce içine soğuk su koyularak yatağın başına konabilir. Sıcak basması hissedildiğinde yüze, dirsek içi, diz ve ayak bileği bölgelerine biraz su püskürtmek rahatlama sağlayabilir. Vücudumuzu serinletmeliyiz, ancak bunu hastalık riskini artırmadan yapmalıyız."