Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 18 Ekim 2017'den beri tutuklu bulunan iş insanı Osman Kavala'nın ikinci başvurusuna öncelik verdiğini duyurdu. Mahkeme, Türk Hükümeti'nden başvurunun incelenmesi için cevaplamasını istediği soruları açıkladı. AİHM, 18 Ocak 2024 tarihinde yapılan bu başvuruyu hükümete iletirken, hükümetten 16 Temmuz 2024 tarihine kadar savunmasını mahkemeye sunmasını talep etti.

AİHM'in yaptığı açıklamada, Osman Kavala'nın derhal serbest bırakılmasını gerektiren daha önceki kararlar hatırlatılarak, Türkiye'nin bu kararlara uymakla yükümlü olduğu vurgulandı. Ancak yeni başvurunun, Bakanlar Komitesi'nin denetim süreci ve Türkiye'nin AİHM kararlarından doğan hukuki yükümlülükleri üzerinde herhangi bir etkisinin olmadığı belirtildi. AİHM'in 2019 tarihli kararı Osman Kavala'nın tutukluluğunun keyfi olduğunu ve siyasi sebeplere dayandığını tespit etmişti ve bu nedenle Kavala'nın derhal serbest bırakılması gerektiğine hükmetmişti. Ancak Kavala, bu karar gereği serbest bırakılmadığı için Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Türkiye hakkında 'ihlal prosedürü' başlatmıştı. Son olarak, 2022 yılında Osman Kavala, hükümeti devirmeye teşebbüs suçundan mahkum edilerek ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı.

Yeni başvuruda aşağıdaki şikâyetler öne sürüldü:

  • Osman Kavala’nın 10 Aralık 2019 tarihinden bugüne kadar süren tutukluluğu bir bütün olarak hukuka aykırıdır (AİHS’in 5. maddesi);
  • Yerel mahkemeler Osman Kavala’nın tutukluluğunun hukukiliğini süratle denetlememişlerdir (AİHS’im 5(4). maddesi);
  • Osman Kavala’nın adil yargılanma hakkı ağır bir şekilde ihlal edilmiştir (AİHS’in 6(1), 6(2) ve 6(3)(d) maddeleri);
  • Osman Kavala’nın Türk Ceza Kanunu’nun 312. maddesi (Hükümeti devirmeye teşebbüs etmek) uyarınca mahkûm edilmesi öngörülebilirlik şartına uygun değildir (AİHS’in 7. maddesi);
  • Osman Kavala’nın tutuklanması, kovuşturulması ve hapis cezasına çarptırılması kendisinin bir insan hakları savunucusu olarak susturulması ve cezalandırılması amacını taşımaktadır ve ifade özgürlüğü ve örgütlenme özgürlüğü haklarını ağır bir biçimde sınırlandırmaktadır (AİHS’in 10. ve 11. maddeleri);
  • Osman Kavala siyasi bir amaçla tutuklanmış, mahkûm edilmiş ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştır. Bu siyasi amaç, onu susturmak vecezalandırmaktır (AİHS’in 18. Madde ile beraber 5, 6, 7, 10, 11. maddeleri);
  • Masum bir insanın aşırı derecede uzun, keyfi, siyasi saiklere dayalı ve hukuka aykırı bir şekilde tutuklanması ve hakkında verilen müebbet hapis cezasının gözden geçirilme imkanının bulunmaması AİHS’in 3. maddesini ihlal etmektedir.
Kaynak: HABER MERKEZİ